Puan vermedi·272 syf.··
2026 124. kitabı
Cesur Yeni Dünya’nın bize anlattığı dünya F.S. 632 gibi bir yıldan bahsediyor. Dünya Devleti ve bu devletin istikrarı, insanı her yönden koşullandırmaya dayanıyor. İnsanlar, bir ürünün fabrikalarda farklı kalitelerde üretildikleri gibi şişelerde ve farklı sınıflarda üretiliyorlar. Doğal olarak dünyaya gelmiyorlar ve kuluçkadan çıkırılıyorlar. Yani baştan yaratılmış bir kast sisteminde rolünüzün belirlendiği ve size Alfa (Seçkinler) ya da Epsilon (Geleceğin Kanalizasyon İşçileri) dedikleri bir sistem. Bu toplumda milyarlarca insan sadece 10.000 adet soyadını paylaşıyorlar. Doğal yolla dünyaya gelmek, aile, anne, baba, evlenmek gibi kavramlar bu toplumda ahlaki olarak oldukça ayıplanmış ve izin verilmiyor. Tüm bu ahlak yapısı, erdemler ve değerler de “Hipnopedya (uykuda öğrenim yöntemi)” ile üretim aşamasında şartlandırılıyor. 1932 yılına göre muazzam yazılıp, çizilmiş.. Herkese iyi okumalar.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Indiana Jones Beklerken CERN’e Düştüm: Süleyman’ın Anahtarı
9/10
·496 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 10:14
José Rodrigues dos Santos’un Süleyman’ın Anahtarı, bende tuhaf ama güçlü bir okuma deneyimi bıraktı. Tuhaf; çünkü bu romanı tamamen yanlış bir beklentiyle elime aldım. Yazarın daha önce Kodex 632 adlı eserini okumuş ve onun tarihî, arkeolojik ve gizem eksenli yapısını sevmiş biri olarak, bu kitapta da benzer bir anlatıyla karşılaşacağımı düşünüyordum. Şifreler, tarihî sırlar, kadim metinler ve arkeolojik keşiflerle örülü bir macera beklerken, karşıma bambaşka bir metin çıktı: Kuantum fiziği, bilinç, varoluş, Tanrı ve gerçekliğin doğasına ilişkin yoğun bir düşünsel tartışma. İlk şaşkınlığımı atlattıktan sonra şunu kabul etmek gerekiyor: Süleyman’ın Anahtarı, kötü bir roman değil; aksine oldukça etkileyici bir anlatı. Ancak bu etki, romanın vaat ettiği maceradan değil, okuyucuyu düşünsel bir girdabın içine çekmesinden kaynaklanıyor. Roman, görünürde bir gerilim ve macera kurgusuyla ilerlese de asıl omurgasını kuantum fiziğinin ortaya çıkardığı ontolojik sorular oluşturuyor. Gerçeklik dediğimiz şey gerçekten nesnel mi? Bilinç, evrenin işleyişinde aktif bir rol oynuyor olabilir mi? Tanrı, bilimsel düşüncenin dışında bırakılması gereken metafizik bir kavram mı, yoksa bilimin ulaştığı bazı uç noktalarda yeniden düşünülmesi gereken bir mesele mi? Dos Santos, roman boyunca bu soruları yalnızca fon olarak kullanmıyor; doğrudan anlatının merkezine yerleştiriyor. Ve tam da burada romanın en güçlü yanı ile en zayıf yanı aynı noktada birleşiyor. Bir yandan, bu düşünsel cesaret gerçekten etkileyici. Popüler kurgu çoğu zaman büyük fikirlerden kaçınır; tempoyu düşürmemek adına karakterleri yalnızca olay örgüsünün taşıyıcısı hâline getirir. Dos Santos ise bunun tam tersini yapıyor. Okuru yalnızca bir maceraya değil, zihinsel bir tartışmanın içine davet ediyor. Ancak diğer yandan bu
1000Kitap
Süleyman'ın AnahtarıJose Rodrigues dos Santos · Pegasus · 20151,416 okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 14:44
Bitirmekte çok zorlandığım kitaplardan oldu malesef.. Öyle aman aman bir olay döngüsü yok.Kitaptan beklentimin yüksek olmasından ve bunu karşılayamamasından kaynaklı beğenemedim.Yer yer yazım hataları vardı.
Kodeks 632Jose Rodrigues dos Santos · Pegasus Yayınları · 2016618 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 09:18
"Bedelsiz hiçbir şey yoktur. Mutluluğun bedelinin ödenmesi gerekir." Ford'dan sonra 632. yılda yeni bir düzen kurulmuş. Bebekler artik kuluçka ve Şartlandırma Merkezinde üretilmektedir. Anne ve baba kavramı gülünç olarak karşılanıp "herkes herkese aittir" sloganı ile isteyen herkes istediği kişiyle birlikte olabilmektedir. Tamamen tüketimi özendiren bir düzen kurulmuş olup insanların sürekli mutlu olması sağlanmaya çalışılıyor ve mutsuz olacağı bir durum ile karşılarsa "soma" adı verilen özel bir şekilde geliştirilmiş uyuşturucuyu kullanıp dünyadan uzaklaşmış oluyorlar. Alfa, Beta, Gama, Delta, Epsilon şeklinde guruplardan oluşan insan kümeleri birbirinin tıpatıp aynısı olarak üretilmeye devam ederken Alfa en zekileri olup önemli işler için üretilirken, Epsilon Moron en düşük zekaya sahip ve sıradan işler için üretilmektedir. Bernard Marx bu düzen içerisinde farklı bir zekaya sahiptir ve yalnız kalmıştır. Vahşi Bölgesinde yaşayan insanları gidip görmek ister. Vahşiler hâlâ eskisi gibi dine inanıp aile kavramına sahip çıkar, her kadının tek erkeği vardır. Bernard ile sevgilisi Lenina bu vahşi bölgeye tatil için gider ve orada Vahşi John ile karşılaşır. John'un bu yeni modern dünyaya getirilmesi ile iki dünyayı karşılaştırma ve sistemdeki sahte mutlulukların farkına varma şansı doğar. Şartlandırma, aile kurumunun yıpratılması, tüketim çılgınlığı, uyuşturucunun yaygınlaşması günümüzde yavaş yavaş gerçekleşmeye başlayan kehanetler olarak görülebilir. Fakat kitaptaki kadar katı bir sistemin kurulamayacağı da aşikar. Denetçi Mustafa Mond ile Vahşi John'un ilkellik ile modernitenin çatışmasına ışık tutuyor. Din, aile, acı, mutluluk, cinsellik, gerçek sevgi, ölüm, yalnızlık ekseninde dönen bir kurguyu oluşturmuş yazar. Günümüz dünyasına dair de birtakım sorgulamalar
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 15:55
Okuması keyifli, sürükleyici bir kitap. İspanyolca, İtalyanca ve Portekizce isimlerin çokluğu bazen kafamı bulandırsa da keyfimi kaçırmadı. Anne olmak sanırım tarihe ve gerçeğe olan idealist bakış açımı değiştirmiş. Fark ettim ki empati yaptığımda, karşısında durduğum bir çok durumun çocuğum için yanında olabilirim.
Kodeks 632Jose Rodrigues dos Santos · Pegasus Yayınları · 2016618 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 26. kitabı
Cesur Yeni Dünya’nın bize anlattığı dünya F.S. 632 gibi bir yıldan bahsediyor. Dünya Devleti ve bu devletin istikrarı, insanı her yönden koşullandırmaya dayanıyor. İnsanlar, bir ürünün fabrikalarda farklı kalitelerde üretildikleri gibi şişelerde ve farklı sınıflarda üretiliyorlar. Doğal olarak dünyaya gelmiyorlar ve kuluçkadan çıkırılıyorlar. Yani baştan yaratılmış bir kast sisteminde rolünüzün belirlendiği ve size Alfa (Seçkinler) ya da Epsilon (Geleceğin Kanalizasyon İşçileri) dedikleri bir sistem. Bu toplumda milyarlarca insan sadece 10.000 adet soyadını paylaşıyorlar. Doğal yolla dünyaya gelmek, aile, anne, baba, evlenmek gibi kavramlar bu toplumda ahlaki olarak oldukça ayıplanmış ve izin verilmiyor. Tüm bu ahlak yapısı, erdemler ve değerler de “Hipnopedya (uykuda öğrenim yöntemi)” ile üretim aşamasında şartlandırılıyor. 1932 yılına göre muazzam yazılıp, çizilmiş.. Herkese iyi okumalar.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Reklam
Reklam