•| Siz şükreder ve iman ederseniz Allah sizi ne diye azaba uğratsın! Allah şükredenlerin mükâfatını veren, her şeyi hakkıyla bilendir.Allah’ın verdiği sağlık ve her türlü nimetlerine karşı şükür, üzerimize bir vecîbe olduğu gibi vücûdumuzdaki uzuvların şükrünü yerine getirmemiz de bir vecîbedir. Sağlık ve nimetlerin şükrü, tam iman, ibadet, itaat, nefsin tezkiyesi ve infaktır. Uzuvların şükrü de, onlarla başkalarına zarar vermemek, onları haram ve günaha sebep olan yerlerde kullanmamaktır. Çünkü kalp, göz, kulak, dil, el, ayak, mide vb. bütün uzuvlardan Allah’a karşı sorumluyuz. Bunları Allah’ın rızasına uygun olarak kullanmazsak, sorumlu tutulur, cehennem azabını hak etmiş oluruz. Şükrün karşılığında bol nimet ve mükâfat, nankörlüğün karşılığında da azap vardır. [bk. 7/179; 17/36; 41/20-22; 36/65]
Bağışıklık sistemimiz mutlu olduğumuz da tam kapasite çalışacak, olmadığımızdaysa önemli ölçüde yavaşlayacak şekilde evrimleşmiştir. İşte bu yüzden uzun vadeli mutsuzluk, bağışıklığı baskılayıcı etkileri dolayısıyla sizi gerçekten de öldürebilir ve geç erişkinlikte yalnızlık sigara içmekten daha öldürücüdür. Gerçekten de 65 yaşına bastıktan sonra evde tek başına oturacağınıza dostlarınızla sigara için, içki için veya bol bol yemek yiyin, daha iyi.
*Karanlıktan yakınmak yerine ışığı yakmak çok daha iyi olur, dedi Bayan Ming. (Syf 9)
*Eğer değerli bir insanla karşılaşırsan ona benzemeye çalış, sıradan bir insanla karşılaşırsan onun hatalarını kendinde ara. (Syf 37)
*Bilge, içindeki kusurların nedenini ortaya çıkarır; çılgın, bundan diğerlerini suçlar. (Syf 38)
*Onun elinden tutanı aydınlatan bir mumdur tecrübe. (Syf 41)
*Dağı yerinden oynatan kişi önce küçük taşları temizlemekle başlar. (Syf 51)
*Düşünmeden öğrenmek gereksizdir; öğrenmeden düşünmek tehlikelidir. (Syf 54)
*Her gün ilerlemeye insan her gün geriliyor demektir. (Syf 55)
*Bilge sakin ve dingin bir; sıradan insan kaygıların altında edilmiştir. (Syf 65)
*Bayan Ming, tek başına bu halktı, anlaşılması güç, insani uygar Çin'di. (Syf 67)
*Hakikat, bizim en fazla hoşumuza giden yalanın ta kendisidir. (Syf 73)
*Bayan Ming, Ting Ring ve dokuz hayali çocuk kafamı hep meşgul ediyordu. (Syf 75)
Resûl-i Ekrem sözüne şöyle devam etti: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır.
Buhârî, Bed’ü’l-halk 11; Daavât 64, 65; Müslim, Zikir 28. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 59, 62; İbni Mâce, Duâ 14
1407. Fedâle İbni Ubeyd radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazdan sonra Allah’a hamd etmeden, Peygamber aleyhisselâm’a salâtü selâm getirmeden dua eden bir adamı işitti. Bunun üzerine:
“Bu adam acele etti” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı. Ona veya bir başkasına şöyle buyurdu:
“Biriniz dua edeceği zaman önce Allah Teâlâ’ya hamdü senâ etsin, sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e salâtü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin.”
Ebû Dâvûd, Vitir 23. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 65; Nesâî, Sehv 48