Kitabı Mukaddes
7/10
·1380 syf.··
2026 2. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:03
Not: Bu incelemede İslam'a ve diğer dinlere hakaret yoktur, özellikle de İslam'a. Bu inceleme Hristiyanlık ve Yahudilik hakkındadır. Yani konunun İslam'la alakası yok, biz burada onları eleştireceğiz. Kitabı Mukaddes Nedir: Kitabı Mukaddes Eski Ahit ve Yeni Ahit olmak üzere 66 farklı kitapçıktan oluşan 1400 sayfalık ve uzun bir süreçte yazılan metinlerdir. Bu metinler ayrı ayrı değerlendirilmeli ancak bir o kadar beraber değerlendirilmelidir. Zira bu iki metinler topluluğu birbirleriyle bağlantılıdır. Kitabı Mukaddes'teki Eski Ahit 39 kitapken, Yeni Ahit ise 27 kitaptır. Eski Ahit'in ilk 5 kitabı Tevrat, Mezmurlar adlı bölümü ise de Zeburdur. Ancak bunlar dışında da farklı metinler vardır. Eski Ahit'te 5 adet yasa kitabı (Tevrat), 12 adet tarih, 5 tane bilgelik( Zebur kitabı bu kitaplar arasındadır.) 17 tane de peygamberlik kitapları vardır. Yeni Ahit'te ise 4 incil kitabı( Müjde Kitapları), Elçilerin İşleri, Pavlus'un Mektubları, genel mektuplar ve Yuhanna'nın Görümleri vardır. Şimdi bu metinlerde ne anlatılıyor, bunu inceleyeceğiz. Eski Ahit'te Adem'den başlayarak Malaki'ye kadar uzanan bir hikâyeler bütünü görürüz. Eski Antlaşma şu olayla imzalanır. Tanrı, İbrahim'e baba evi olan Ur kentinden ayrılmasını ve Filistin bölgesine göç etmesini buyurur. Zamanla İbrahim'in torunu Yakup, hilecilik yaparak Tanrı'nın desteğini ardına alarak ilk oğulluk hakkını alır ve daha sonra, Yehova'yla yaptığı güreşte Yehova'yı yener. Buradan da İsrail lakabını alır. Onun soyunu da İsrailoğulları denir. Yakup'un 12 oğlu vardır. Bunlar İsrail'in on iki kabilesenin atalarıdır. Musa'yla beraber Mısır'dan çıkan İsrailliler, ilk kitaplarını Musa devrinde yazmaya başlar. Bu kitaplara yasa kitabı denir. Bu kitabı eleştireceğiz ancak önce içerikten bahsedelim. İlk kitapta Musa'dan önceyi
Din
Kutsal KitapKolektif · Yeni Yaşam Yayınları · 2016514 okunma
Fantastik-Gotik severler toplaşın!
Puan vermedi·666 syf.··
2026 23. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:18
Bir gün bir Elf, bir vampir, bir sihirbaz ve imparatoriçe adayı bir maceraya atılır! Kitabı okumam her ne kadar uzun sürse de hem konusu hem de karakterlerin diyalogları çok akıcıydı. İmparatoriçe adayımız Alexia yaşadığı hayattan bir tesadüf eseri ayrılır ve kendini -hakkı olan- tahtı almak üzere bir yolculuğa çıkmış olarak bulur. Tabi ki yol pürüzsüz olmadığı gibi bu tuhaf ekibimiz Alexia’nın kuzenleri ve çeşitli yaratıklarla mücadele etmek zorunda kalırlar. Hedefleri ise yakından tanıdığımız bir toprak olan Truva’dır. Fantastik-gotik kitaplar okumayı seviyorsanız mutlaka bir şans vermelisiniz. Sayfa sayısı fazla olsa da (666 sayfa!) akıp gidecek bir olay örgüsüne sahip.
1000Kitap
ŞeytanlarJoe Abercrombie · İthaki Yayınları · 202579 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir varoluşçunun huzursuzluğu...
Puan vermedi·680 syf.··
2026 30. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 14:05
Fernando Pessoa'nın ölümünden sonra ortaya çıkan notları ve günlüklerinin bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitap "Bu kitap, hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir." (Sayfa: 666) ya da kitabın diğer basımlarında nitelendiği gibi "olaysız bir öz yaşam’ öyküsüdür. Yazar dünyadaki varlık sebebini, dünyadaki varlığını sorgulamıştır. Fakat sorgulamayı kendisi değil Bernardo Soares adındaki bir kurmaca yazara yaptırmıştır. "Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum." cümlesiyle başlar kitap. Oldukça karamsar, okuyanı da huzursuzluğa ve karamsarlığa iten, fakat şiirsel bir anlatımı olanbir kitap diyebilirim. Soares Lizbon'da bir muhasebecide muhasebeci yardımcısı olarak çalışmaktadır. İş ve özel hayatın sıradanlığı, insanlığın basitliği ve yalnızlığını sorgular kitap boyunca. Okumakta zorlandığımı söyleyebilirim. Kendi varlığından nefret eden ama varlığına da sımsıkı sarılan bir Soares ile karşı karşıya kalıyor okur. Huzursuzdur Soares ve sürekli sorgulayan bilinç akışı mevcut. Depresif, mutsuz, umutsuz ve hayatı sorgulayan Soares, okuru da sorgulamaya yönlendiriyor. Yalnızlıktan hoşlanan, asosyal, yaşamaktan keyif almayan varoluşsal sancılar çeken bir huzursuz varoluşçudur Soares. "Hayat istemeden çıkılan, deneysel bir yolculuktur." (Sayfa: 443) "İnsanlardan koptum, ama kendimi bulamadım (...)" (Sayfa: 624) "Özgürlük, yalnız kalabilmeye denir. İnsanlardan uzaklaşabiliyorsan, onlara hiçbir muhtaçlığın, paraya ihtiyacın, sürüye uyma içgüdün, aşka, şana şöhrete hevesin ya da merakın yoksa özgürsündür, bunların hepsi sadece yalnızlıktan ve sessizlikten beslenir." (Sayfa: 355) "İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum," (Sayfa:
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma
2/10
·496 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 21:14
Ayyy çok sıradan ve çakma Dan Brown hissi veren, bu tarzda ilerleyen kitaplardan bıktık. Popüler bir konu bul evet bulduk - küresel ısınma-, hemen incil'e atıf yap, bir tarih profesörü karakter, kriptolog, iki şifre koy bir de cinayet. Zorla bir ters köşe. Araya mutlaka Rusya, KGB girsin. Sonra aynı manasız şekilde ilerleyen diyaloglar. Bir de böyle sadece basit yabancı dil karşılıkları çeviriyorlar ya deli oluyorum. -Barda oturan adam "Da"* dedi. Da: Evet :D offfff - ne yani 666 neyi ifade ediyor? -666 Canavar'ın sayısıdır? -Nasıl ne demek istiyorsun? -İncil'de.... OFFF.. Çok klişe oldu. Artık böyle kitaplar yazılmasın lütfen. Okunmuyor, keyif vermiyor. Yazarın İsa'nın Son Sırrı kitabı iyidir. Buna hiç bulaşmadan onu okuyun :D
Yedinci MühürJose Rodrigues dos Santos · Pegasus Yayılnları · 2022213 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 08:30
Elimize aldığımız her kitap; eski fikirler arasında yeni bağlantılar kurduran, eski bağlantıları yenileyen veya yepyeni fikirler eken bir gelişim potansiyelidir aslında. Ama aynı zamanda yazarın zihninin ufacık bir kısmına göz attığımız bir davettir de. Yazar kelimeleri üzerinden zihninin kapılarını açar ve okur ile yazar arasında bilinçaltı düzeyinde, veya insanların şu dönemde kullanmayı en sevdiği şekilde kuantum seviyesinde, fikir alışverişi gerçekleşir. Elbetteki bu alışveriş tek taraflıdır.* Ve bu, okur ile yazar^^ arasındaki en temel ve kadim anlaşmadır. Fakat bazı yazarların zihni o kadar fazla düşünceye, o kadar fazla derinliğe ve o kadar fazla yoğunluğa sahiptir ki, okur yaptığı anlaşmayı tekrar tekrar düşünürken bulur kendini. Çünkü zihninin küçücük bir kısmına şahit olduğu yazardan gelen Kozmik Düşünce Gücü^^^ güzelliği ve çekiciliği ile tıpkı bir kara delik gibi kendine çeker okuru. Böylece okur daha ne olduğunu anlayamadan yazarın tüm kitaplarını almış ve yazarın düşüncelerine iyice dalmış olur. İşte Philip K. Dick o yazarlardan biridir. *Veya çift taraflı olduğu daha kanıtlanamamıştır. Ama yazarların fikirlerinin okurlarına göre şekil aldığı da bilinmektedir. Örneğin yazar okurların çok sevdiği karakteri öldürmekten çekinir veya öldürmüş ise geri getirir. (Diğer bir örnek için Bknz. GRRM) ^^Okur ile yayınevi arasında da böyle anlaşmalar vardır. Örneğin yayınevi ilk kitabını bastığı serileri tamamlamak zorundadır. Fakat yayınevlerinin Para ile çok daha büyük bir anlaşması vardır ve o anlaşma HER ZAMAN tüm anlaşmalardan üstündür. ^^^Evrenden istek (manifest777 / 666 / 898) ile karıştırılmamalıdır. KDG’ler “düşünenlerce” oluşturulur ve istemsizce evrene salınır. Her düşüncenin bir KDG değeri vardır. Düşük KDG değerinde bir düşünceye yeterince fazla
Alfa Ayının KabileleriPhilip K. Dick · İthaki Yayınları · 2025228 okunma
Bu Çılgın Malikaneden Kaçabilir Misin?
8/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2024 89. kitabı
Herkese merhaba, bugün sizlere kısa görünmesine karşın gerçekten etkileyici, özgün ve bir o kadar da keyifli bir manga ile geldim. Temin etmem gerekir ki bu manganın bize sunduğu hikâye, kendi uzunluğunun kat kat üstündedir. Konusu farklı; çizimleri ve sunduğu atmosfer hem gerici hem de merak uyandırıcı bir yapıya sahiptir. Üstelik tamamlanmış, ters köşe içeren oldukça iyi bir sonu olduğunu da belirtmeliyim. Aklımda hiçbir soru işareti kalmadı. Yalnızca tek bir odada başlayan bir hikâyenin olabilecek en ilginç senaryoya evrilişini hayretle okudum ve sizlerin de okumasını isterim. Şimdi dürüst olalım; ben taa en başından, tek cilt olan bir manganın (internetten okuduğum için bölüm sayısı az olan bir manga oluyor benim durumumda) içinde en fazla ne yazılmış olabileceğini, bu hikâyeye en fazla ne sığdırılabileceğini çok merak etmiştim. Ama düşündüğümün aksine, her bir bölümü bir o kadar uzun ve tatmin ediciydi. Her şey, Alice isimli kızın kendini hiç bilmediği bir yerde, yabancısı olduğu bir odada bulmasıyla başlar. Elinin üzerine bakınca 431 numarasının yazılı olduğunu ve tamamen bembeyaz olan bu mekânda, hemen karşısında da 430 numaralı bir kapının durduğunu görür. Ardından yoktan var olan yılan benzeri bir yaratık, ona artık malikanenin yeni misafiri olduğunu ve parti başlayana kadar da odadan hiçbir suretle çıkmaması gerektiğini tembih eder. Alice elbette ki evine geri dönmek istediğini söyler; fakat yılan-yaratık, odadan çıkması durumunda vücudunun çürüyeceğini, bu yüzden de her dileğinin gerçekleşeceği bu odada kalmasının en iyisi olacağını söyler. Bu esnada parti meselesine de biraz açıklık getirir. Yılan-yaratığın iddiasına göre, gelen her yeni misafirle birlikte malikaneye bir oda daha eklenirmiş. Alice 431. odanın sahibiyken, 666. misafirin gelişiyle birlikte
Alıntı
BibliomaniaMacchiro Oobaru · マンガハックPerr · 201913 okunma