O sarılmanın sıcaklığı çocuğun içine aktı. Uyudu. Rüyasında ölmüştü ve cennetteydi. Cennet deniz kenarındaydı. Siyah parlak taşların önünde şırıldayan güneşli, neşeli bir deniz… Fakat çocuğun içinde yine korku vardı, yalnızdı çünkü. Sonra üşümeye başladı, denizin rengini taşların rengi ile aynı oldu. Deniz kabardı. Şimdi bir teknedeydi ve dalgaların arasında savruluyordu. Yanındakilere tutunmaya çalışıyor ama kimse ona bakmıyordu. Şiddetli bir mide bulantısı hissetti. Uyandı. Annesi tabağında kalan ekmeği martılara atıyordu. Hayvanlar bağırarak ekmekleri kaptılar ve sonra uzaklaştılar. Çocuğun hayal gücü hep kötüye çalışıyordu. Bu deniz yolculuğunu iyi biteceğinden emin değildi
Kedi kadının yanındaydı,
Kadın gecenin yanındaydı.
Kedi gitti geceye değdi,
Karardı,
Döndü kadına değdi.
Bir kadın portresi belirdi;
Elinde siyah bir gül vardı,
Kucağında kırmızı bir kedi.