Roma'da bir kimsenin rüştünü kazanma yaşı 25'ti. Bu uygulama, İÖ 190 yılı dolaylarında çıkarılan Lex plaetoria adlı yasal bir düzenlemeyle yürürlüğe girdi. Roma toplumunda yirmi beş yaşını doldurmamış olanlara 'küçükler' denilmekteydi. Küçüklerin, hukuki ehliyet bakımından ergenliğe erişip erişmediklerine bakılıyordu. Bunun ikiye ayrıldığını görüyoruz:
1) Ergenliğe erişmemiş küçükler,
2) Ergenliğe ulaşmış küçükler.
Roma'da fizyolojik olgunluğa erişme yaşı kızlarda 12, erkeklerde ise 14 olarak saptanmıştır. Bu görüşün yasayla belirlenmesi imparator Justinianus zamanında olmuştur. Roma'da, 0-7 yaş arasında çocuğun kendisini ifade etmekten yoksun olduğu kabul ediliyordu.
Demokrat Parti dönemindeki ilk sıkıyönetim, 6-7 Eylül olayları nedeniyle 1955 tarihinde ilan edilmiş. Bayar’lı, Menderes’li Demokrat Parti’nin ilan ettiği ikinci sıkıyönetimin gerekçesi Demokrat Parti’ye karşı gösterilerin başladığı 1960 yılındaki 28-29 Nisan olaylarıdır.
Hud Peygamber’e karşı şöyle denilmiştir:
Sen bize yalnızca Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın kulluk etmekte olduklarını bırakmamız için mi geldin?
7-Araf Suresi 70
İbrahim b. Edhem'e şöyle sormuştu: "Ey İbrahim! Allah'a dua ediyoruz ama dualarımız kabul olmuyor. Bunun sebebi nedir?" O ise kalpleri derinden sarsan şu cevabı verdi: "Dualarınızın kabul edilmemesinin sebebi kalplerinizin ölmüş olmasıdır.
Sizin kalplerinizi şu sekiz şey öldürmüştür:
1. Üzerinizde Allah'ın (cc) hakkı olduğunu bildiğiniz halde bunu yerine getirmiyorsunuz.
2. Kur'ân'ı okuduğunuz halde onun talimatlarına göre hareket etmiyorsunuz.
3. Allah Resûlü'nü (sav) sevdiğinizi söylediğiniz halde onun sünnetine göre yaşamıyorsunuz.
4. Ölümden korktuğunuzu söylediğiniz halde onun için hazırlık yapmıyorsunuz.
5. Şeytanın düşmanınız olduğunu bildiğiniz halde onunla günah işleme konusunda anlaşıyorsunuz.
6. Cehennemden korktuğunuzu söylediğiniz halde bedenlerinizi cehenneme götürecek işlerden vazgeçmiyorsunuz.
7. Cenneti sevdiğinizi söylediğiniz halde ona girmek için gayret göstermiyorsunuz.
8. Kendi kusurlarınızı görmezden gelip başkalarının kusurlarıyla uğraşıyorsunuz. Bütün bu kötü huy ve davranışlar sizde varken Allah sizin dualarınızı nasıl kabul etsin?"
"Anlamsızca konuşan gençlere Zeno şöyle demiştir: 'İki kulağımız ve tek bir ağzımızın olması, daha çok dinleyip daha az konuşabilmemiz içindir."
Diogenes Laertius, Ünlü Filozofların Yaşamları
ve Öğretileri, 7.1.23