Merve Akkuş

Merve Akkuş
@7megiloji
8/10
·83 syf.··
2021 5. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 22:18
Öncelikle şunu belirtmeliyim; Zweig kitaplarında, karakterlerin psikolojilerini büyük bir ustalıkla anlatıyor bizlere. Hayran olunmayacak gibi değil. Satranç da bu kitaplarından biri. Kitap satraç oynayan iki insanın psikolojilerini anlatıyor. Ama üstünde düşünüldüğünde hayatımızın bir çok bölümünde ders olarak algılayabileceğimiz gerçeklerle dolu. İlk olarak Czentovic tanıyoruz. Küçük yaşta ailesini kaybeden, pek de yetenekli olmayan bir çocukken tesadüf denilebilecek bir şekilde satranc oynamaya başlıyor ve ilerledikçe bu konuda bir üne sahip oluyor. Başardığı tek şey satranc diyebiliriz ki geçimini de satranç ile sağlıyor. Yani satrancı para kazanma aracı olarak da kullanıyor. Diğer kahramanımız Dr. B ise satranca bir işkence ortasında sarılmış diyebiliriz. Bir askerin cebinden satranç kitabı çalmasıyla başlamış bu yolculuğu. Zamanla bu yolculuk kendi içinde bir savaşa dönüşmüş ve onun tanımıyla satranç zehirlenmesi yaşamış. Kitabın asıl bölümü ise bu iki kahramanımızın bir gemi yolculuğunda santranç oynaması diyebiliriz. Bu oynanan oyunda, Czentovic egosu ve daha fazla ünlü olmak için kazanmak isterken Dr. B kendisiyle verdiği savaşı kazanmak için oynuyor oyununu. Bu kısımdan çok bahsetmek spoiler olur. Ben okurken zevk aldım ve okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
SatrançStefan Zweig · İndigo Kitap · 2017279,6bin okunma
Reklam
8/10
·96 syf.··
2021 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 15:19
Varlıklı bir aileye sahip ve mutlu bir evliliği olan Irene, bir anlık heyecan, farklılık arayışında yaptığı yanlışın ortaya çıkmasına karşın yaşadığı korkuyu anlatan bir kitap. Stefan Zweig olağanüstü bir anlatımla kadının yaşadığı her duyguyu okuyucuya hissettirebiliyor. Korkuyu yaşayan kişinin çaresizliği, aslında çok basit çözümleri görmeyişi, yalanın aslında en büyük korku olduğunu mükemmel bir dille anlatmış yazarımız. Kırılma anları yaşanırken sanki Irene ile beraber o duyguları yıllarca yaşıyormuşum gibi hissettim. Fakat kitap bitince sanki her şey bir rüyaymış ve saniyeler içinde yaşanıp bitmiş hissine kapıldım ve bence bu mükemmel. Yazarın her eseri bir ustalık eseri fakat böyle yaşamın içinden ve olağan bir konuyu akıcı bir dille; her duyguyu, düşünceyi gerçekmiş gibi anlatması takdir edilir. Anlatım biçimi kitabı okurken sonunu merak ettiriyor. Ayrıca kitapta kendimize bir çok psikolojik ders de çıkarabiliriz. Kısacası herkesin okuması gereken bir kitap.
KorkuStefan Zweig · İndigo Yayınları · 2018125bin okunma
...Her şey ona "ben" dedirtiyordu, hayattan bezmişler, çaresiz insanlar, baştan çıkarılmış hizmetçiler ve terk edilmiş bir çocuk; hepsini kendi yazgısı gibi yaşıyordu. Bir anda yaşamın tüm zenginliğini duyumsadı ve yazgısının bir saatini bile boş yere geçirmeyeceğini ve şimdi, yani her şeyin sona yaklaştığı anda bir şeylerin yeni baştan başladığını anladı...
Sayfa 54·Kitabı okudu
6/10
·344 syf.··
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 23:37
Uzun zamandır okumak isteyip her seferinde yarım bıraktığım bir roman. Gördüğüm kadarıyla kitap için çok sıkıcı ve akıcı değil, okumayın diyenler çoğunlukta. Bu yorumlara kısmen katılıyorum. Fakat kitabın konusunu göze alırsak olması gereken bu... Kitap Mücella'nın hayatının durağanlığını, hayata geç kalışlarını anlatıyor. Hayatını annesinin ve abisinin gölgesinde yaşamaya mecbur bırakılmış. Nereden başlarsa başlasın hep geride kalmış bir insanı ilmek ilmek işlemiş yazar. Aslında anlatılmak istenen sadece Mücella değil. Mücella'nın gölgesinde; kıtlığı, ihtilal zamanlarını izliyoruz. Yokluğu, yokluk içinde bir parça varlığın verdiği hissi, savaşın ardında bıraktığı döküntüleri görüyoruz ve hissediyoruz. Kitabın bir çok bölümünde 'Ah be Mücella' deyip hüzünlenme ve Mücella'nın ailesine sinirlenme garantisi var :) Kitap Nazan Bekiroğlu'nun diğer kitaplarına göre daha sade ve akıcı bir dille yazılmış. Süslü ve gereksiz cümleler yok denecek kadar az. Kısaca büyüklerimizden dinlediğimiz anıları dinleme havasında bir kitap. Okumaya değer...
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
-Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana? -Söyle -Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük -Gören körler mi? -Gördüğü halde görmeyen körler.
Sayfa 330 - 11. baskı·Kitabı okudu
Reklam