Neredeyse her bölümünü okurken faklı şeyler hissedip farklı şeyler çıkardığım, üzerine tam olarak ne diyeceğimi bilemediğim bir kitap Frankenstein.
*(İPUCU İÇEREBİLİR.)
Öncelikle, kitap Asimov'un da dediği gibi insanı zarara sürükleyecek, hiç bilinmeyen den gelecek tehlikeli bilgiye karşı korkuyu ve sonuçlarını ortaya koyuyor.
Bence ana fikirlerinden biri de kişinin tutkuyla başlayıp geliştirdiği bir işi yarım bırakmaması, o şeyin artık onun sorumluluğu olduğu ve yapılması gerektiğidir. Ayrıca kitapta Victor Frankenstein'in başına ne geliyorsa tamamen kendisi yüzünden geliyor. Kurgu icabı böyle bir yaratığı yapmış, yapmadan önce sonuçlarını düşünmemiş. İşini bitirdikten hemen sonra yaptığından korkup arkasına bakmadan kaçıyor ve yaratığı yalnız bırakıyor. Yaratık sevdiklerini öldürmeye başladığında da bunu çevresindekilere anlatabilecekken kimseye anlatmıyor ve gizliyor.
Yaratık aslında tamamen erdem, iyilik ve tutkuyla doludur ancak insanın kendine benzemeyeni kesinlikle kabul etmemesi, toplumca ortak yargılara bağlanmış olması, onların zulmü, yalnızlık ve dışlanmışlık yüzünden yaratığın duyguları tam tersine, hırs, öç ve öfkeye doğru evriliyor. Kendi farkını ve çirkinliğini kabul edip Frankenstein'den kendisiyle aynı kusurlara sahip bir eş istediğinde de, Victor bunun için söz vermesine rağmen eşi yapmaktan vazgeçiyor ve onun da insanlara kötülük yapacağını düşünüyor. Yaratık onu tehdit ettiğinde de kararından dönmüyor. Oysa ki yaratık özünde iyidir ve onun verdiği bütün zararların suçlusu Victor'dır.
Bundan sonrası bence biraz zorlama olmuş çünkü Frankenstein o anda yaratığı öldürmeyip tedbirsizce gidişini izliyor ve aslında en aptal insan bile yaratığın tehdidini, Elizabeth'i öldüreceğini anlayabilecekken, bir de güya tedbir olsun diye kendisi yaratığa karşı silah