"Evet, asıl doğal, kıymetli aşk bu rastlantısal yolculuk aşklarıdır. Çıkarcı, güzel duygulardan yoksun insanlar tarafından icat edildiği söylenen, azaptan, ıstıraptan başka bir şeyi içermeyen evliliğe benzeyen sıkıcı, üzücü bir ilişkinin, gayri ihtiyari oluşması ihtimali yoktur. İki üç gün içinde görüşülür, tanışılır, sevişilir; sonra bir daha asla buluşmamak üzere memnuniyetle, sevgiyle vedalaşılır. İki tarafta da yalnız tatlı bir anı kalır. Bu anı işte tamamıyla aşktır. Süresi haftayı geçen bütün ilişkilerin kaçınılmaz biçimde yol açacağı nefret, yorgunluk, pişmanlık onda yoktur. O, nispeten, şairin sayıkladığı, diline doladığı gibi hayaldir, rüyadır. Az süren, tam anlaşılmayan rüyalar gibi duyguların ötesinde heyecanlandırıcı ve hoştur."