8/10
·384 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:59
Simon kernick - son 48 saat "Simon Kernick’in ‘Son 48 Saat’inde, bir baba, kaçırılan kızını kurtarmak için sadece 48 saatlik kritik bir zaman dilimine sıkışıyor. Bu zorlu mücadele, bir babanın çaresizlikten cesarete uzanan yolculuğunu anlatırken, her sayfada gerilimi dorukta tutuyor. Karakterlerin iç çatışmaları, beklenmedik ters köşeler ve zamana karşı amansız yarış, polisiye severleri sayfaları çevirmeye mecbur bırakıyor. Eğer gerilim ve aksiyonu bir arada seviyorsanız, bu kitap tam size göre 8/10
Son 48 SaatSimon Kernick · Olimpos Yayınları · 20171,187 okunma
Puan vermedi··
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:11
5 hikayenin içinde biri beynimden vurdu maalesef. Halbuki niye vuruluyorsun Zweig denildi mi intihar demek zaten. Göbek adı gibi bir şey. İntihar üzerine kafa yorduğum bir şey değil. Eskiden o kadar cesaretli biri değilim derdim şimdi o kadar "..." değilim. Doldurulabilir. Bilemiyorum. Benim hayata bakışım, herhalde Allah'a şükür kaldıramayacağımı yüklemediği içindir, gelen geldiği an, ee şimdi n'apıyoruz? Buradan nereye kırıyoruz? Şimdi hangi kameradayız? Gerçekten böyle. Yoksa kalpten gitmiştim çoktan. Bu hayatta fiziksel imtihanlardan sonra duygusal imtihanlar gelir. Ve bu konuda YL DR değil Prof'um ben. Çünkü . Çünkü uzun hikaye. Bu novella, zengin diyeceğim, bir otelde garson olarak çalışan François adındaki bir gencin yaşantısından onun iç buhranını veriyor. François, otele konaklamaya gelen ve kendisinden sosyal statü olarak çok yüksekte olan aristokrat bir kadına yani bir kontese aşık oluyor ve şahsi kanaatim saçmalıyor. Neden. Aşık olmak kavuşmak demek değil ki. Neden ya. Her sevdiğimizi almak zorunda değiliz. Hem de alamayız ki. Ha uğruna ölecek kadar aşıksan alabilirsin de. O ayrı bir mesele ama almak zorunda değiliz. Kontes bana bakmaz vah beni beni doğru bir yaklşaım değil. HERKES HERKESE BAKAR. Hayatta her şeyin bir yolu vardır. Ben asla gerçekten birbirini seven iki insanın kavuşamayacağına inanmıyorum. Kavuşma yoksa bir taraf eksiktir. BİTTİ. Buradaki durum o bile değil. Kontesi sevmek demek uğruna ölmek demek olabilir mi? Sev ya doya doya sev. Kaburgaların çatlasın öyle sev. Ama ölünce sevemezsin. En sevdiğin şeyi sevmekten neden vazgeçersin? Madem bu kadar güçlü bir duygu sevgi, neden ölmek kadar "an" bir his için vazgeçeyim ????? Şimdi bunu Zweig yazmış ben de allıyorum pulluyorum gibi olmayacaksa; var maalesef böyle şeyler. Bir insanın varlığını
Alıntı
AylakStefan Zweig · İndigo Yayınları · 20191,491 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·264 syf.·
2026 3. kitabı
Cinayet ve polisiye romanlarını seven birisiyim. Kapağını ilk açtığım ve okumaya başladığım da ilk 7-8 sayfada bundan sonra polisiye roman okumam bundan da soğuttular dedim. Demez olaydım :) Sevgili yazar sizi hikayenin o kadar içine çekiyor ki adeta karakterler siz oluyorsunuz. Muhsin yerine koy Haluk Bilginer'i Burcu yerine koy Özgü Namal'ı film olsun. Kitabı tek gece de neredeyse soluksuz okudum. Gerçekten kalemine emeğine sağlık.
1000Kitap
06:33 Bitmeyen KabusSerkan Şengül · Trend Yayınevi · 201993 okunma
azıcık spoi var
7/10
·232 syf.··
2026 8. kitabı
yani güzel, ama 8.7 alacak kadar mı bilemiyorum. konunun sarktığı dallar ve sonundaki birleşimi gerçekten hayranlık uyandıracak seviyede bir zeka istiyor bence. konu güzel işlenmiş ama mesela resimlerle ilgili ipuçlarını veya olaylara dair gidişatları karakterlerin dışardan bakarak bu kadar nokta atışı tahmin etmeleri bana göre saçmalık. okurken bile aa ne alaka ya dediğimiz olayları direkt tahmin edip örgü yazabiliyorlar, olmaz yani böyle. bir de anlatım dili çok sade. ama ilk defa böyle bir kitap gördüm, resmin ve gerilimin birleşimi farklı bir proje olmuş. fena değildi
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,851 okunma
''film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti''
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 293. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:38
Bitirdim.. sıcağı sıcağına düşüncelerimi yazıyorum: Önce kısacık özetleyeyim; Kitap Geceyarısı Kütüphanesi evreninde geçen bir yan hikaye diyebiliriz. Geceyarısı Kütüphanesi yaşamla ölüm arasında geçiyordu, bu kitapta ise ölümden sonra tabiri caizse kahramanımızın hayatı ''film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyor'' Bir kez daha yaşama şansınız olsa neyi farklı yapardınız? Yarım kalmışlıklar, pişmanlıklar, yol ayrımları, kazanılanlar, kaybedilenler.. Kaybettiklerin kazandıklarına değdi mi? Matt Haig'in kitaplarında dersler vermesini seviyorum. Hikayeleri edebi açıdan çok zengin olmasa da mesajı güzel olduğu için kendini okutuyor. Sonuna kadar merakla, hevesle okudum. Bazı anlarda kızdım, bu kadar da değil artık dedim, bazen sevindim. Karakterleri; özellikle de Maggie'yi çok sevdim, anneye başlarda çok kızdım sonraları onu da anladım, Dougie'yle, Charlie'yle, herkesle ayrı bağ kurabildim. Sevdiğim şeylerden biri de karakterlerin çok net bağ kurabilinen insanlar olarak resmedilip aktarılması oldu. Dediğim gibi, Matt Haig bu konuda başarılı bir yazar. Kendisi de hayatın akışında zaman zaman savrulup kaybolan biri olarak, yaşamanın değerini anlamış ve feleğin çemberinden geçmiş bir adam. Kitaplarıyla biz okurlara da bu mesajı aktarmaya çalıştığını düşünüyorum ve bence bu çok asil.. Yine de devrik cümlelerinden ve karakterlerin verdiği ''Ha?'' tepkilerinden gına geldiğini söyleyebilirim. Umarım gelecekte dilbilgisine daha fazla dikkat eder. Keyifli bir okuma yolculuğuydu. Genel puanım 8/10
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026341 okunma
Korku(yorum)
8/10
·70 syf.··
2026 17. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 08:19
Sonuna kadar gerginliğin, şüphenin, korkunun azalmadığı soluksuz bir hikaye. Ben her şeyin hayal olabileceğini düşünmüştüm ancak her şey yaşanmış. Kadının korkusunu her satırda, her sayfada yoğun şekilde hissettik. Yazarın çok başarılı olduğunu düşünüyorum, okuması keyifliydi. Normalde 10 puan ancak çok gerildiğim için 8.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma