Gece Yarısı Treni — Matt Haig
10/10
·296 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:08
Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi ile bizi buluşturduğu o büyüleyici ve mistik evrene bu kez rayların üzerinde, gizemli bir tren kompartımanında devam ediyor. Ancak baştan belirtmek gerek: Bu kitap kesinlikle bir devam romanı değil; aynı evrende geçen ama bambaşka bir yolu tercih eden, kurgusu tamamen farklı bir eser. Farklı Bir Odak: İlk kitapta Nora’nın seçmediği hayatlar üzerinden akan "keşkelerini" okumuştuk. Bu kitapta ise 81 yaşındaki Wilbur Budd’ın doğrudan "ölüm" anıyla sarsıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Zaman Yolculuğunun Katı Kuralı: Wilbur’un bindiği bu mistik tren, onu hayatının en kritik anlarına (özellikle büyük aşkı Maggie ile olan geçmişine) götürürken önüne tek bir kural koyuyor: "Geçmişteki haline asla dokunma ve müdahale etme." İnsanın kendi hatalarını sadece bir izleyici olarak seyretmesinin ne kadar ağır ve şifalandırıcı bir yüzleşme olduğunu yazar harika aktarmış. Kısa Özetim: Yazarın insan psikolojisine dokunan o şifacı ve duru üslubunu zaten çok seviyorum. Ölüm ve pişmanlık gibi ağır temaları, kaçırılan ikinci şanslar üzerinden o kadar umut dolu ve akıcı işlemiş ki... Hikayeyi çok büyük bir beğeniyle, Wilbur'un hemen yanı başında seyahat ediyormuş gibi okudum. Üstelik satır aralarında eski bir dosta, Nora'ya rastlamak da harika bir sürpriz oldu. Hayata, ölüme ve kaçırılan anların değerine dair sıcacık ama derin bir sorgulama arayan herkesin bu trene biletini almasını tavsiye ederim. Gece Yarısı Treni Matt Haig
Duygu ve Düşünce
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202670 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2022 110. kitabı
Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle bireysel temaları (yaşama sevinci, aşk, yalnızlık, ölüm korkusu) sade, akıcı ve içten bir dille işlemiştir. En ünlü eseri olan “Otuz Beş Yaş” şiiri, 1946’da CHP Şiir Yarışması’nda birincilik kazanmış ve Türk edebiyatının kült şiirleri arasına girmiştir. “Bütün Şiirleri” (veya “Otuz Beş Yaş” toplu şiirleri) içinde yer alır ve şairin ölüm, zamanın geçişi ve yaşlanma kaygılarını en yoğun biçimde yansıtır. Asım Bezirci, şiirleri yayım tarihlerine göre kronolojik olarak sıralamıştır. Kitap şu bölümlerden oluşur: Sunu — Asım Bezirci’nin sunuş yazısı. Şiir Üstüne — Tarancı’nın bir röportajı / şiir üzerine düşünceleri. Öncekiler (23 şiir) — Erken dönem, kitaplara girmemiş şiirler. Ömrümde Sükût (1933, 21 şiir). Aradakiler (81 şiir) — Dergilerde kalmış ara dönem şiirleri. Otuz Beş Yaş (1946, 108 şiir) — Şairin en ünlü ikinci şiir kitabı. Düşten Güzel (1952, 35 şiir). Sonrakiler (6 şiir) — Geç dönem ve ölümünden sonra yayımlananlar. Çeviri Şiirler — Baudelaire, Verlaine, Apollinaire gibi şairlerden çeviriler. Temalar ve Tarancı’nın Şiir Anlayışı Tarancı’nın şiirleri genel olarak:Yaşama sevinci, aşk, doğa, yalnızlık ve ölüm korkusu etrafında döner. Sade, akıcı, içten ve halk diline yakın bir üslup kullanır. Hece ölçüsünü ustaca benimser. Hiçbir akıma sıkı sıkıya bağlı kalmamıştır; bireysel ve hümanist bir sesi vardır. Behçet Necatigil’in ifadesiyle: “Yaşamanın ve aşkın güzelliğini öven, ölümün üstünlüğünü vurgulayan, Türkçeyi bütün tatlılık ve anlatım gücüyle şiire geçiren” bir şairdir. Önemi Tarancı’nın dağınık dergi şiirlerini bir araya getirerek kalıcı bir külliyat oluşturur. Okuyucular ve araştırmacılar için temel referans kitaptır. Türk şiirinde bireysel
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·304 syf.··
2026 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:02
Ah Wilbur Bey ah, 81 yaşına gelmişsin ama insanın keşkeleri emekli olmuyormuş demek ki. Matt Haig'in Gece Yarısı Treni kitabında Wilbur, geçmişinin önemli duraklarına uğrayıp hayatına yeniden bakma fırsatı buluyor. Tek bir kural var: Geçmişteki halinle konuşmak yok. Ama bizim Wilbur Bey kurallara pek bağlı kalamıyor. Yaşlı karakterlerin hayatlarına dönüp bakmaları bana her zaman daha dokunaklı gelir. Genç bir insanın "keşke"leri ile 81 yaşındaki bir insanın "keşke"leri aynı ağırlığı taşımıyor. Bu yüzden kitabın genç bir okurda bırakacağı etki ile bende bıraktığı etkinin aynı olmayacağını düşünüyorum. 81 yaşında olmasam da :) ister istemez kendi hayatımı da düşündüm. "Şunu farklı yapsaydım ne olurdu?" diye. Ama galiba önemli olan geçmişi değiştirmekten çok, onunla barışabilmek. Kolay okunan, yer yer hüzünlendiren ama insanın içini karartmayan bir kitaptı. Ben sevdim. Bazen tam da böyle, yormayan ama kalbe dokunan hikâyeler okumak iyi geliyor.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202670 okunma
Hayatınızı izleme şansınız olsaydı neyi değiştirmek isterdiniz?
8/10
·304 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 18:33
Matt Haig'in Gece Yarısı Kütüphanesi ile aynı evrende geçen yeni romanı Gece Yarısı Treni, bizi 81 yaşındaki Wilbur Budd ile tanıştırıyor. Wilbur, eski eşinden gelen beklenmedik bir telefonun ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybediyor ve gözlerini kendi adını taşıyan gizemli bir istasyonda açıyor. Onu burada bir tren bekliyor. Ancak bu sıradan bir tren değil; Wilbur'un tüm hayatını yeniden yaşayacağı, geçmişinin duraklarında tek tek ineceği bir yolculuk. Wilbur'un önünde çok önemli bir seçim var: Sonsuz yaşama doğru ilerlemek mi, yoksa genç halini uyarıp hayatının akışını değiştirmeye çalışmak mı? Üstelik bunu yapması hem imkânsız hem de yasak. Ama ya başarabilirse? Bu kitabı okumak bana, kendimden çok daha yaşlı birinin çocukluğundan yaşlılığına kadar tüm hayat hikâyesini dinliyormuşum gibi hissettirdi. Kitap okumayı seven herkesin çocukluğunun bir noktada Wilbur'unkiyle kesişeceğini düşünüyorum. Çünkü bazı acılar, bazı pişmanlıklar ve bazı "ya şöyle olsaydı?" soruları hepimize tanıdık geliyor. Ama bir anıyı sadece hatırlamakla, onun içine tekrar girip yaşamak arasında çok büyük bir fark var. Wilbur'un trende yaptığı şey tam olarak bu. Hayatındaki dönüm noktalarını yeniden ziyaret ederken kader, seçimler, pişmanlıklar ve kabulleniş üzerine düşündürüyor. Gece Yarısı Kütüphanesi'ni bitirdiğimde bu evrenin daha da büyümesini istemiştim. Bu yüzden aynı evrende geçen yeni bir hikâye okumak beni çok heyecanlandırdı. Bence Gece Yarısı Treni; pişmanlıklar, kaçırılan fırsatlar, yaşanan ve yaşanamayan hayatlar üzerine kurulmuş oldukça dokunaklı bir roman. Eğer Gece Yarısı Kütüphanesi'ni sevdiyseniz, zaman yolculuğu temalarından hoşlanıyorsanız ve okurken hayatınızı sorgulatan hikâyeleri seviyorsanız bu kitap tam size göre.
1000Kitap
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202670 okunma
Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 52. kitabı
SEP in kalemini okumayı o kadar özlemişim ki, kitabı resmen yedim ve yuttum.:) Daha önce hiç Susan Elizabeth Phillips kitabı okumadıysanız kesin ama kesin okumanızı tavsiye ederim, spor romance türünün yaratıcılarındandır kendisi. Şu anki o çok meşhur hokey bebelerinin atası sayılır yani.:)) Neyse, bu kitabı o çok meşhur spor romance kitaplarına benzemiyor. Yazım tarzı ve duygusal yoğunluğu bakımından daha çok Balayı kitabına benziyor. (Bu arada o kitabı da aşırı sevmiş ve çok etkilenmiştim) Kitaptaki bazı karakterlere çok sinir oldum ama kalanlara da bayıldım. Tess ise kesinlikle bambaşkaydı. Onu çok sevdim ve ona çok hayran kaldım, uzun zamandır okuduğum en etkileyici ve en akıllı karakterlerden biriydi galiba. Ian a ise kitabın başlarında pek ısınamadım hatta bir tık ta sevmedim ama olayların gerçek yüzü ortaya çıkınca da kendisine ayılıp bayılıp baya baya hayran kaldım diyebilirim. Kitaba yapılan yorumlar pek iyi olmadığı için okuma konusunda çok kararsızdım. Ama iyi ki kendimi dinlemeyip okumuşum, çok mesudum, pek mutluyum.:) Anlaşılacağı üzere kitabı çok sevdim, pek sevdim, aşırı sevdim. 81 yaşında ki burçtaş Susan teyzecim yazmaya devam hala harikasın, hep harikasın.:)
1000Kitap
Dans Et BenimleSusan Elizabeth Phillips · Pegasus Yayınları · 202515 okunma
Reklam
Reklam