İskender Pala’nın okuduğum ilk kitabıydı ve elbette ki popülerleri tercih etmeyişimin bir anlamı var; bunu buldum. Bu eseri tahlil grubumuzda okuduğumuzdan popüler olanlar başkalarına düştü ama ben durumdan oldukça memnunum.
Öncelikle tarihimizin, atamızın, vatanımızın kıymetini anlamışken ve bunlara karşı derin saygılar içerisine tam anlamıyla girmişken; kendi geçmişine ve kimsenin ışık tutmadığı noktalara odaklanan Pala benim hayranlığımı kazandı. Diğer kitaplarının da bu kitabın da içeriğine baktığımda bir amaç görüyorum: Herkesin bir şekilde kabullendiği veya üstünü öylece örtüp kapattığı konuları irdelemiş. Üstelik kitabı okurken de sadece olayı anlatmamış; o olayla ilgili çıkarımları, görüşleri ve fikirleri de ortaya koymuş. Okuyucunun hangi fikri savunacağına karışmamış, hangi duyguyla devam edeceğine dair bilgiyi vermiş ve okuyucuyu kendisiyle baş başa bırakmış... Gerçekten örnek alınası bir yazar olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında herkesin araştırmadan öylece bırakıp üstünü kapattığı bir olayı ele alması, gerçekten hakka kıymet verdiğini ve zor olanı başardığını gösteriyor.
Evet, yazara hayranlığımı yeterince anlattıysam biraz da kitaba geçelim. :)
Kitap, Yavuz Sultan Selim’in bir alimi sormasıyla başlıyor. Bu alim idam edilmiş ve aslında padişah bunun asıl sebebini merak edip öğrenmek istiyor. Bunun üzerine "Karga" denilen bir şahsın itiraflarıyla o alimin, yani Molla Lütfi’nin neden idam edildiğini ve nasıl olaylar gerçekleştiğini öğreniyoruz; kitap da asıl olarak bu itiraflardan oluşuyor. Kitap hakkında merak ettiğim konu bu olayın tarihsel kaynağıydı, bunu da buldum ve merak edenler için eklemek isterim:
> 1. İskender Pala İtiraf Eserini Nasıl Yazdı ve Hangi Kaynakları Kullandı?
> * Yazım Kararı ve Amacı: İskender Pala, toplumsal