Ebû Zerr (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Herbirinizin herbir eklemi için bir sadaka gerekir. Öyle ise her sübhanallah demek bir sadakadır. Her elhamdülillah demek bir sadakadır. Her lâ ilâhe illallah demek sadakadır, her Allahüekber demek sadakadır, iyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır, bir kimsenin kuşluk vakti kılacağı iki rekat kuşluk namazı da bunların yerine geçer." (Müslim, Müsâfirîn 84)
Çekirdek Erimesi. Eğer bağımsız, yalıtılmış çekirdek aile birimi insanların en doğal haliyle kendilerini ait hissettikleri yapıysa, o vakit modern toplumlar ve din, niçin bu çekirdeği eşcinsel evlilikler veya 'geleneksel olmayan yollarla' evlilik girişimlerinden korumak için vergi indirimleri ve yasalarla bu denli kendini paralıyor? Aslında evlilik göçmenlik ve mülkiyetle ilgili yasalar dışında niçin yasal bir konu olsun ki? İnsan doğasına bu kadar içkin bir şey, niçin böyle sıkı bir yasal korumaya ihtiyaç duysun? Dahası bu çekirdek üçlü doğamıza bu kadar içkinse, niçin gittikçe daha azımız bu şekilde yaşamayı tercih ediyor? ABD'de çekirdek aile oranı 1970'lerde yüzde 45 iken, şimdi bu oran yüzde 23,5'e indi. 1930'da Amerika'da evli çiftler (çocuklu veya çocuksuz) bütün hanelerin yüzde 84'ünü oluştururken, bu oran şimdi yüzde 50'nin biraz altında.
84: Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) zamanında iki kardeş vardı. Bunlardan biri ilim öğrenmek için Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanına gelir, diğeri de geçimlerini temin için çalışırdı. Bir gün çalışan kardeş ötekini Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e şikayet etti. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Belki de sen onun yüzünden iş buluyor ve rızıklandırılıyorsun" buyurdular. (Tirmîzî, Zühd 33)
Adéline'in gözlerinde de bir asilin gözlerindeki sakinlik vardı. Her şeyi doğal olarak ifade eder, aşırıya gitmez, her şeyde güzellik aramayan Çinli gibi gördüğü her şeyde ille güzellik bulacağım diye kendini zorlamazdı.
~ Don Juan, şarkı XII, kıta 84,
80. Lût peygamberi de (elçi olarak gönderdik). Bir zamanlar toplumuna dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiçbirinin yapmadığı o kötü işi siz mi yapıyorsunuz?!
81. Gerçekten kadınları bırakıp da, şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz?! Ha siz çok aşırı giden bir toplumsunuz."
82. Milletinin ise şöyle demelerinden başka cevabı olmadı: "Çıkarın bunları memleketinizden; çünkü bunlar eteklerini/namuslarını çok temiz tutan insanlar!"
83. Biz de onu ve ailesini kurtardık, ancak hanımı, kalıp yere geçenlerden oldu.
84. Ve üzerlerine bir azap yağmuru yağdırdık. İşte bak suçluların sonu nasıl oldu.