Onun için Mustafa
İnan, 'Biz ziyan olmuş bir nesle mensubuz,' diyordu.
Arkadaşlarının çoğu, bunun bile farkında değildi. Okulu
bitirmek ve hayata atılmak ve insan gibi yaşama şartlarına
kavuşmaktan başka bir şey düşünemez olmuşlardı. Artık bu
leyli meccaní yaşantı bitmeliydi; artık, herkesin kendi başına
bir evi olmalıydı; artık, kendi odalarında uyumak gibi masum
bir ihtirasın peşindeydiler. Artık, eli yüzü düzgün bir 'hayat
arkadaşı' bularak düzenli bir hayat sürmek istiyorlardı; daha
fazla ziyan olmak istemiyorlardı.