Kitap bir cezaevindeki 72. koğuşta geçer. Burada en yoksul ve kimsesiz mahkumlar kalır. Açlık, güç dengesi ve hayatta kalma mücadelesi ön plandadır. Koğuş içindeki ilişkiler küçük olaylarla değişir ve insanların zor şartlarda nasıl davrandığı ortaya çıkar.
Yazım dili çok sade. Abartı yok, süs yok. Bu sadelik kitabı daha da etkili yapıyor çünkü anlatılanlar zaten ağır. Bir de üstüne süslü dil olsaydı bu kadar gerçek hissettirmezdi.
Kitaptan uzun tasvirler bulunmuyor ama ortamı net bir şekilde hissediyorsunuz. Koğuşun havası, o sıkışmışlık, açlık hissi direkt geçiyor. Yazar az kelimeyle çok şey anlatıyor.
Orhan Kemal ile tanışmama vesile olan bu kitabı ben çok beğendim. Kitaptan anlaşılacağı üzere insan her zaman düşündüğü kadar güçlü ya da iyi olmayabilir. Şartlar değiştiğinde herkesin sınırları zorlanır. Bu da insanı hem daha gerçek hem de daha kırılgan bir varlık yapar. Puanım 9/10.