Roman Gibi - Daniel Pennac
6/10
·148 syf.··
2026 16. kitabı
Kitaplar ve okumaya dair denemelerden oluşuyor. Aslında tam deneme denilemez çünkü yazar bazen deneme şeklinde yazarken bazen bir olay örgüsü anlatmıştı. Adapte olma konusunda biraz zorlayıcıydı. Kısa metinlerden oluşması okumayı hızlandırıyordu sadece. 4 bölümden oluşuyor. Kitap ilk bölüm de bir çocuğun okuma alışkanlığı edinememesi üzerine başlıyor. Ebebeyinden başlayıp okul ve öğretmene uzanan bir eleştiri metni sunuyor. Okuma alışkanlığı edindirmeye çalışırken nerede hata yaptığımızı yüzümüze yüzümüze vuruyor. İkinci bölümde neden okumalıyız sorusuna yanıtlar sunuyor. Üçüncü bölümde okumanın bir zorunluluk (ödev) gibi değil de bir istekten doğması gerektiğine yönelik metinler sunuyor. Ve dördüncü bölümde ise bir okuyucunun hangi haklara sahip olduğuna değiniyor. Bunlar; 1. Okumama hakkı 2. Sayfa atlama hakkı 3. Bir kitabı bitirmeme hakkı 4. Tekrar okuma hakkı 5. Canının istediğini okuma hakkı 6. Bovarizm hakkı 7. Canının istediği yerde okuma hakkı 8. Çöplenme hakkı 9. Yüksek sesle okuma hakkı 10. Susma hakkı Genel olarak bol alıntı yaptığım ancak anlatım dili olarak pek sevmediğim bir kitaptı. Ebebeyinler ve öğretmenler tercih edebilir.
Roman GibiDaniel Pennac · Metis Yayınları · 2021923 okunma
Bir bülbülü öldürmekten çok daha fazlası
Puan vermedi·355 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 06:44
Bülbülü öldürmek, abartıldığını düşündüğüm ve ön yargıyla yaklaştığım bir kitaptı. Ama her satırını okudukça kitap yeterince abartılmayan bir kitaba dönüştü benim için. Eser 1960 yılında yayımlanmış. Kitabın ana karakteri Atticus gibi görünse de aslında 9 yaşında küçük bir kız çocuğu olan Scout. Yaşanan olaylar okuyucuya onun bakış açısıyla anlatılıyor. Abisi Jem 13 yaşında ve beraber okula gidip geliyorlar. Annelerini küçük yaşta kaybetmişler ve onlara babaları Atticus ile siyahi hizmetçileri Calpurnia bakıyor. Aslında bu detay bile çok önemli okur için. "Siyahi hizmetçi Calpurnia" çünkü yazar kitapta ırkçılığa savaş açıyor. Ve bu açıdan bakıldığında yazarın siyahi bir hizmetçiyi çocuklara bakıcı olarak seçmesi çok manidar. Benim kitapta en çok beğendiğim karakter şüphesiz avukat olan Atticus oldu. Atticus gerçekten çok sağlam ve güçlü bir karakter. Haksızlığa karşı başını eğmeyen, ön yargıları benimsemeyen, insanları olduğu gibi kabul eden, empati yapmayı ödev sayan, çocuklarına bunları aşılamaya çalışan, mesleğine ve hayatına pozitif, sabırlı ve kararlı müthiş bir karakter. Romanda beni en cok etkileyen kişi Atticus'tu kesinlikle. Avukatlık kimliğini hakkıyla kullanan Atticus'a davasında bir zenciyi savunma görevi verilir ve hikaye bu görevden sonra akılalmaz yerlere doğru gider. Çünkü Atticus ve ailesi Amerika'nın küçük kasabası olan Alabama'da yaşıyorlar bu buranın halkı oldukça ırkçı bir halk ve Atticus'un bu davayı savunmasını asla kabullenemiyorlar. Bu sebeple hikaye oldukça ilgi çekici bir hal alarak devam ediyor. Aynı zamanda kitabın her satırında Atticus'un mükemmel kişiliğine rastlıyorsunuz. İki küçük kardeşin büyürken nelere dikkat etmesi gerektiğini, insanlara karşı nasıl davranması gerektiğini onlara ustaca aşılıyor ve ahlaki değerlere atıfta
1000Kitap
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·136 syf.··
2026 19. kitabı
"İyi bir kitap, tüm bağlantılardan daha değerli." Gerçekten günümüz çocuklarına bu sözü bas bas bağırmak isterdim. Kitap okumayarak ne çok şey kaçırdıklarını söylemek isterdim. Ama bu kitabı alıp okurlarsa da sanırım mesajlar yerine ulaşmış olur. Neden mi? Çünkü kitabımız, okumayı hiç sevmeyen ama öğretmeninin verdiği ödev sebebiyle kitap okumak zorunda kalan İlhami'nin hikayesini anlatıyor bize. İlhami ne yapacağını kara kara düşünürken, her zaman gittikleri parkta, kaldırılan bir sirkten kalan eski bir telefon kulübesi görür. Ahizeyi kaldırdığında ise bir ses onunla konuşur ve ona her gün bir hikaye anlatır. Artık İlhami'nin işi kolaydır. Okula gidip her gün bu hikayeleri anlatmaya başlar. Ta ki belediye bu telefon kulübesini kaldıran kadar. Peki şimdi ne olacak? Hikayenin içindeki hikayelere bayıldım. Hepsi öyle güzel ki. Hepsini ayrı ayrı okumak isterdim. Kitabın akışı, çocuklara verdiği mesajları, dili, anlatımı velhasıl herşeyiyle değerlendirdiğimizde kızımla benden tam puan aldı. 9 yaş üzeri tüm çocuklarımıza,ebeveynlerimize ve eğitimcilerimize yürekten tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim...
1000k
Yuan Huan'ın KulübesiMiyase Sertbarut · Tudem Yayınları · 20241,311 okunma
10/10
·110 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 02:06
Merhabalar değerli kitapseverler! Bugün sizlere Mehmet Özdemir’in kaleminden çıkan Umandre: İlk Dokunuş adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitap, 9 yaşındaki Umandre’nin bir ödev olarak kitap yazmak için başladığı hikâyesini anlatıyor. Umandre, kitabını yazarken nelerden mi bahsediyor ailesinden, günlük yaşamından, okul günlerinden, haftanın yedi gününde neler yaptığından, ileride mimar ve futbolcu olma hayallerinden, en sevdiği arkadaşlarından, futbol sahasındaki başarılarından ve daha pek çok konudan samimiyetle bahsediyor. Bu kitapta Umandre'nin kaleminden dökülen satırlarla onun iç dünyasına tanık oluyoruz. Ayrıca Umandre kitabı tamamladıktan sonra kendisinde gözlemlediği değişimleri, büyüyüşünü ve dönüşümünü de birlikte hissediyoruz. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun. Gerçekten harika, içten ve etkileyici bir kitaptı.
UmandreMehmet Özdemir · Arete Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·556 syf.··
2025 123. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 12:38
Kitabı dinlediğim halde ancak 9 günde bitirebildim eğer okusaydım kesinlikle beni reading slumpa sokardı ve kesinlikle liselerde ödev olarak okutulmamalı çünkü ben 25 yaşında anlayabildim kitaptaki derinliği Çok fazla betimleme vardı okay örgüsü Çok yavaştı Ama alt metin vermeye çalıştığı mesaj güzeldi.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
Mini mini öykülere sığmış; şehirler, insanlar, duygular
Puan vermedi·79 syf.··
2025 10. kitabı
Kitaplığımda "Lütfen beni oku!" Edasıyla gözüme ilişiverdi. Başka yarım bıraktığım kitaplar vardı, onlar tamamlanacaktı, kritiği yapılacaktı. "Çayım bitene kadar vaktin var !" Dedim. Kitap bitti, çay bitmedi. :) Öyle bir akış fakat dopdolu. Yazarın ilk okuduğum eseri. Aklım diğerlerinde. Kısa öyküler içine insan ruhunu, duygusunu, yaşanan coğrafyanın; kültürünü, iklimini, insanını sığdırması ve ve ve nesneleri , suretleri tasvir şekli kendime ödev oluşturdu. "Bir çocuk zihni ile nesneleri ve suretleri tarif etmek üzerine çalış Birsen!" Bir göz kırptı, ağına takıldık, kapattık kapağını, kaldı bize "çocuk zihnine indirgemeci öykücülük". Bu derde düşürdüğü için yazara müteşekkirim. :) Eserinde yer verdiği Abdülhak Hamid Tarhan'ı tanımış, eserlerine bakmış okuyacaklar listesine alarak; "iyi kitap sizi diğer iyi kitaplara götürür" tezini pratize etmiş oldum. :) Okuduğu kitabı çizen, karalayan, boş bulduğu yerlere yorum ya da sözlük anlamı ile dolduran biri olarak esere çok bir dahlim olmadı. :) Fakat bu onu kıymetsiz yapmayacaktır çünkü Lübnan, Halep, Beyrut sokaklarında farklı bir kültüre kapı açıyor bize. Bu da seyir zevki veriyor. Eskici ve Köpek öyküleri gözlerimi doldurdu okurken. "Pamuk ipliğine bağlı" deyimini Çıban öyküsü üzerinden işlerken, "Yazar bu deyim üzerinden mi hareket etti ya da bu deyimin çıkışında katkısı var mı, farkında olmadan bir deyimin sebebi iradını anlatmış mı oldu?" diye gülme eşliğinde geldi sorular. :) El yakmayan, ışığı tükenmeyen, kibrit istemeyen nesnenin ne olduğunu bulmak için öykünün adını dikkatinden kaçıran yanımı kınıyorum. Bulamamak bile üzmedi bu kadar:) Fakat burada "bilemediğin bir nesneyi onu hiç görmeyen biri olarak nasıl tarif edersin?" sorusunun cevabını almış oldum. Hoşuma giden tasvirlerini buraya başta kendim için
Edebiyat
Gurbet HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20231,413 okunma
Reklam
Reklam