8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Enok İdris olarak karşımıza çıkıyor bilgi onunla var oldu ilk kitabı yazan kişi Bize tanıtılan İdris ilk terziliği yapan ilk dikiş diken ilk kalemle yazı yazan kumaşı bulan ve astronomi matematik ilimlerinde öncülük yapan kişidir. yaşadığı toplum kabilin soyundan gelmişti ve yoldan sapmıştı kendine 30 sayfa verildi melekler ona ziyarete gelirdi ve o semaya kaldırıldı yani göğe yükseldi İdris’in vefat etmediği diri olarak göğe yükseldiği yazılmıştır. Enok’ un soyu : Ademin oğlu şit/oğlu enoş/oğlu kenan/oğlu mahalalel/oğlu yeret/oğlu enok/oğlu metuşallah/oğlu lemek /oğlu nuh Apokrif : Saklı gizli anlamına gelir zamanla okunmaması anlamı taşımaya başlamıştır. Yunancadan gelmektedir. Protestanlar kullanır. Deuterokanonik: katolikler apokrif yerine bu kelimeyi kullanır. Enok’un kitabı bir defada yazılmayıp değişime uğradığı ve birkaç yazar tarafından eklemeler yapıldığıdır. Gözcüler bölümü mö 300 yıllarına giderken diğer bölümler mö.1yy kadar tarihlenir ve yunanca nüshaları bilinmekle birlikte orijinali Aramice olduğu düşünülmektedir. 1773 yılında İskoç araştırmacı ve mason James Bruce Habeşistan’a gitmiş ve bir manastırda saklanmış kitabın 3 nüshasını bulmuştur.1821 yılında ibranice profesörü Richard Laurence tarafından İngilizceye tercüme edilmiştir. 1947 yılında yazmalar bir çoban tarafından ölü deniz kıyısında Kumran’da bir mağarada rastlantısal olarak bulunmuş ve Enok’un kitabını varlığını tam olarak ispatlamıştır. Bu yazmalar Kudüs Üniversitesi tarafından araştırılmış 1958 yılına kadar süren çalışmalarda bir çok yazmanın yanı sıra arkeolojik bulgulara da rastlanmıştır.10 yıl ve 11 mağarada 800 kadar yazman ve bir çok parça bulunmuştur. Metinler deri.papirüs ve bakır üzerine yazılmıştır. dili İbranice Aramı ve yerli dilleridir. Esseni topluluğunun yazdığı
Peygamber Enok'un KitabıKolektif · Hermes Yayınları · 20201,135 okunma
Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·183 syf.·
2026 4. kitabı
"Bizi biz olmaktan çıkarıp boyu boyumuza, huyu huyumuza uymayan bir iğreti kaftanın içine hangi sapık zihniyet soktu?" _____________ Vaktiyle İstanbul'un o heybetli ahşap konaklarından birinin son vârisi , o güzelim hâne cayır cayır yandıktan yıllar sonra bile cebinde devasa, paslı bir demir anahtar taşırmış. Kendisine acıyarak bakanlara hüzünlü ama vakur bir tebessümle karşılık verir; "Kapı kül oldu evet , ama benim yurdum bu anahtarın ucunda asılı duruyor hâlâ," dermiş. Bence hatırat denilen şey de tam olarak budur işte. Yitirilmiş, tarumar olmuş, rüzgâra karışmış bir dünyanın cebimizde kalan o paslı anahtarıdır. Sâmiha Ayverdi’nin Bir Dünyadan Bir Dünyaya adlı eserinin satırları arasında dolaşırken içimi kaplayan his tam da bu oldu. O, gözlerinin önünde yıkılan bir imparatorluğun, kaybolan bir medeniyetin anahtarını kendi avuçlarında sımsıkı tutuyor ve o ağır anahtarı sessizce , incitmeden bizim avucumuza bırakıveriyor. Zannımca , edebiyat fakültesi sıralarında gencecik, hevesli bir talebe olan Kâzım Yetiş, o isabetli mezuniyet tezi sorusunu sormasaydı,yazarın çocukluk hâtıralarının o gizemli ve derin mahzenine belki de hiç inemeyecektik. Kitabın kapısını aralayan isimlerden Nihad Sâmi Banarlı'nın o kıymetli önsözde gayet haklı olarak işaret ettiği gibi, elimizde tuttuğumuz bu metin muztarip bir devrin en sahih aynası. Kemâl Yurdakul Aren'in kelimelerin "aşk izdivacı" yaptığını söylemesi de boşuna değil elbet. Sayfaları çevirirken öyle sıradan bir "ben çocukken şöyleydim, şu oyunları oynardım" anlatısı beklemeyin; daha ilk bölümlerde, koca bir milletin makûs talihiyle o küçük kız çocuğunun şahsî şaşkınlığının nasıl da iç içe geçtiğini, nasıl hemhâl olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. İnsan o loş sayfalarda gezinirken durup kendine sormadan edemiyor: Sâmiha Ayverdi
Bir Dünyadan Bir Dünyaya Sâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2012139 okunma
10/10
·387 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 01:03
Çizgili Pijamalı Çocuk okuduğum ve izlediğim halde kitaplığımda olmayan kitaplar arasındayken bu kitabı gördüğümde merakıma yenik düşüp hemen almıştım. Su gibi aktı ve içimi yaktı. Gretel’in 91 yaşındaki haliyle bize anlatılan öyküsünün en güzel yanı gerçek bir insan gibi iyi ve kötü tüm iç dünyasının açıkça anlatılması. Okurken zaman zaman ona kızıp ardından kıyamadığınız olabiliyor. Ne diyebilirim ki savaşın kazananı yok… Bu savaşın izlerini bir de Gretel’den dinleyin derim. Ayrıca, Selam Bruno umarım ablana kavuştuğun için mutlusundur.
Artık Hiçbir Yer Ev DeğilJohn Boyne · Delidolu Yayınları · 2023972 okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN İBRETLİK BİR ESER.
Puan vermedi·472 syf.··
2026 4. kitabı
(E) TUĞGENERAL MUSTAFA KÖSE’NİN “KURSAK” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ Bordo bereli (E) Tuğgeneral Mustafa Köse generalimin bu kitabı çıktığı günden itibaren okuma listemde idi. Kendisiyle X platformu üzerinden takipleşmeye başladık ve ona iki kitabımı göndermek istediğimi yazdığımda, o da bana kendi kitabını, hayatımda gördüğüm -ancak bir hattatın kaleminden çıkabilecek kalitedeki- en güzel el yazısı ile adıma imzalanmış olarak gönderme nezaketinde bulundu sağ olsun. Kitap elime geçer geçmez hemen okumaya başladım. 471 sayfalık kitabı, 7 Mayıs günü okumaya başlayıp 10 Mayıs günü bitirdim. (“Elbette okurum abicim, ne demek! Dönüş de yaparım en kısa sürede. Sen gönder” deyip hediye aldığı bir kitabı okumayan, bir türlü bitiremeyen, 6 ayda 50. sayfaya gelemeyen, ara ara sorulduğunda; “valla okuyacam abe!” deyip 40 tane mazeret sıralayanlara gelsin…) 1988’de Kulesi Askeri Lisesi’nden, PKK terörünün ve PKK ile amansız çarpışmaların zirvede olduğu 1992 yılında da Kara Harp Okulu’ndan mezun olan sayın generali, kitabın başında kendisini tanıttığı bölümden bir alıntı ile şöyle tanıtayım: “Yurt içinde Cudi, Gabar (Küpeli), Herekol (Yazlıca), Kaval ve Tandır dağları ile Besler Dereler’den Tunceli’nin zirvelerine, Diyarbakır ve Siirt kırsalından Hakkari’nin hudut karakollarına kadar terörle mücadelenin en çetin coğrafyalarında görev yapmış; sınır ötesinde ise Irak’ın kuzeyinde Zaho, Duhok, Erbil, Musul ve Kandil başta olmak üzere kritik operasyonlara bizzat katılmıştır. İran’daki müşterek özel keşif harekatlarında ve Suriye harekat alanında da aktif görevler üstlenmiş; Bosna ve Kıbrıs gibi bölgelerde de stratejik görevler icra etmiştir. Son olarak Şırnak/ Akçay’da konuşlu 6’ıncı Tugay Komutanı olarak görev yapmış; iki yıl boyunca Pençe-Kaplan Harekatı’nı başarıyla sevk
KursakMustafa Köse · Nergiz Yayınları · 20253 okunma
9/10
·541 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
Émile Zola’nın 20 kitaplık roman dizisi Les Rougon-Macquart’ı okumaya başladım; bu uzun destanı, Rougonların Yükselişi başlıklı ilk kitapla açtım.1 Zola, kendisini natüralist bir yazar olarak tanımlar; yani insanın kaderinin kalıtım, çevre ve toplumsal koşullar tarafından bütünüyle belirlenebileceğine inanır. Bu doğrultuda bilimi yoğun biçimde kullanan gerçekçi bir kurgu oluşturur. Bu ilkeleri göstermek amacıyla da, kendi deyimiyle “deneysel” olan bu roman dizisini Rougon-Macquart ailesi üzerinden kurgulamıştır. Hikâye, 1851’de İkinci Fransız İmparatorluğu’nu başlatan darbenin hemen öncesinde geçer. Bu döneme aşina değilseniz (benim gibi), kısaca şöyle özetlenebilir: Louis Napoléon Bonaparte, ilk Napoléon’un yeğeniydi. Amcasının düşüşü ve ölümünün ardından sürgüne gönderildi; ancak 1848 Devrimi sonrasında İkinci Cumhuriyet kurulunca Fransa’ya dönebildi. Bonapartizm hâlâ güçlü olduğu için seçim kampanyası yürüttü ve cumhurbaşkanı seçildi. Görev süresi dolmak üzereyken iktidarı bırakmak istemedi ve bir darbe gerçekleştirerek yönetimi ele geçirdi. Ardından İkinci Fransız İmparatorluğu’nu kurdu ve yirmi yılı aşkın bir süre imparator olarak hüküm sürdü. Hikâye tamamen, Aix-en-Provence’tan esinlenilerek yaratılmış kurgusal bir Fransız kasabası olan Plassans’ta geçer. Kasabanın önemli burjuva ailelerinden biri Rougon’lardır. Adélaïde Fouque, Rougon adında bir çiftçiyle evlenir (adı belirtilmez). Pierre adında bir oğulları olur; ancak Rougon, Pierre’in doğumundan kısa süre sonra ölür. Adélaïde daha sonra Macquart ile bir ilişki yaşar ve Antoine adlı bir oğlu ile Ursule adlı bir kızı olur. Pierre kasabada güç kazanır ve üvey kardeşlerinin, hatta sonunda annesinin bile, kendisine kalan hatırı sayılır mirastan pay almamasını sağlamaya çalışır. Olaylar ilerledikçe Zola,
Rougon'ların YükselişiEmile Zola · MEB Yayınları · 1946294 okunma