Gazi Osman Paşa
Puan vermedi·176 syf.··
2026 44. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:42
Çoğu okur veya tarihe meraklı hatta tarihe ilgisi olmayan kişiler de Plevne Kahramanı denilince akıllarına gelen kişinin Gazi Osman Paşa olduğunu bilir. Hatta belki de çoğumuz bu Plevne’nin bir zafer olduğunu sanırız aslında bir yenilgiden, kahramanca bir yenilgi mutlaka, ibaret olduğunu bilmeden. Hatta Plevne’nin 93 Harbi gibi imparatorluğunun belini kıran bir hezimetin sadece bir cephesi olduğunu bile bilmeyen çoktur. İşte ‘Şanı Büyük Osman Paşa’ 93 Harbi’nde Plevne’de Ruslara karşı kahramanca -ama gerçek anlamda kahramanca- bir mücadelenin komutanıydı. Öyle ki Rusların üstün askerî sayısına rağmen toplamda üç büyük taarruzu püskürtmeyi başarmış ve bizzat Rus Çarı’nın cepheye gelmesine sebep olmuştu. Lojistik imkansızlıklar ve kuşatma altında yetersiz mühimmat sonucu cepheyi yarmaya çalışan Osman Paşa, yaralanarak teslim olmak zorunda kalmış ve kahramanlığı bizzat Rus Çarı tarafından da takdir edilmişti. Hayatının geri kalanını dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid’in yanıbaşında kimi bakış açısına göre çok prestijli kimisine göre ise göz hapsi sayılabilecek bir konumda geçirmişti. Efsaneliği ölümünden sonra da sürmüş ve bugüne kadar gelmiş Gazi Osman Paşa. Kitap hacim olarak kısa fakat Gazi Osman Paşa’yı okura tam olarak tanıtabilecek kadar yeterli bir çalışma olmuş. Herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Gazi Osman PaşaMesut Karakulak · Kronik Kitap · 20262 okunma
93 harbi
7/10
·248 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:37
Kitap hakkında; Şahsen bazı yerleri akademik çoğu yeride roman gibi Kitap'ın %10'u 93 Harbi hakkında geri kalan %90 ise esir'ler hakkında, esirler hakkında verdiği bilgileri yada öne sürdüğü iddiaları zamanın gazetelerinden, röportajlarından, mektuplarından ve kişilerin hatıralarından vesaire desteklemesi güzel olmuş yani ne diye bilirim. Açıkçası esirlerin yaşadığı o korkunç ve acınası durumları okuyunca insan üzülmüyor değil bu kitap'ın bende geliştirdiği en önemli yönü şahsen esir olmak nasıl bir histir şahsen iliklerime kadar hissettim bu arada savaş osmanlı tarihinde en çok esir verilen savaştır savaşın kaybedilmesindeki önemli faktörler Abdülhamidin daha yeni tahta geçip acemi olması ve cephede yaşanan gelişmelerden tam anlamıyla haberdar olmaması ve Osmanlı Genelkurmayı'nın tecrübesizliği ve başarısızlıklarıdır. Ayriyeten savaşta Rusya'nında o kadar güçlü olmadığını biliyoruz bu kadar ağır bir yenilgi almamızın sebebini üstte belirtim zaten kitab bence 7,5 puanı hakkediyor.
93 HarbiMesut Karakulak · Kronik Kitap · 202518 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2021 7. kitabı
"Ben fahişe değilim. Ama çocukluğumdan beri babam, amcam, kocam, hepsi bana bir fahişe olarak büyümeyi öğrettiler." Çocuklukta büyüdüğümüz aile, gördüğümüz sevgi tipi ileri hayatımızda insanlarla ilişkimizi şekillendiriyor. Firdevs, kadınların köle gibi görüldüğü bir toplumda önce sözde sevgiyi amcasının tacizleri ile tanıyan küçük bir kız aslında. Sonra kimsesizlik ile oradan oraya o adamdan bu adama savrulan sahip çıkılmayan, değer verilmeyen bir kadın. Her zorlukta kendini sokakta buluyor Firdevs. Şiddetten yüzünden kanlar akarken kimsenin onu görmediği bir toplumun yürüdüğü bir sokakta. Evi olmamanın verdiği en büyük yük... Zor durumda kendini sokağa atabiliyorsun sadece. Çalacak bir kapın, gidecek bir kimsenin olmaması. Bir kadın olarak toplumda bu kadar hor görülmenin ne demek olduğunu gösteriyor bizlere. Sayfa 93, toplumun ahlak anlayışını -olmayan ahlakı- gözler önüne seriyor. "Beni hapse atmakla önemli bir adamın yatağına götürmek arasında fark yoktur. Her ikisinde de polis kutsal bir görevi yerine getirmiş olacaktı." "Erkeklerin, kadınları bedenlerini satmaya zorladıklarını, en az para ödenen bedenin de eşlerinin bedeni olduğunu biliyordum." Ne kadar ağır bir cümle. Allahın emaneti sayılacak eşe verilen değerin ne kadar alçak olduğunu gösteren bir cümle. Kitaptan sonra evliliğe, ilişkilere ve bir kadın olarak erkeklere bakış açınız değişiyor. Firdevs sonunda bir adamı öldürdüğünde bir gerçek ile sarsıldı. Kendisinin de bir erkeğe el kaldırabileceği hatta öldürebileceği gerçeği ile... Hor görülmeye, erkeğin egemen olmasına o kadar alışmış ki böyle bir şeyin mümkün olabileceğini fark etmek sarsıcı bir gerçek oldu. Bir kadın olarak çizdiği yolda tüm doğru ve yanlışları ile hayatta bende varım demeyi başardın Firdevs. Bir kadın olarak teşekkür ederim...
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:37
KÜRK MANTOLU MADONNA (Roman) SABAHATTİN ALİ Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını yazdığı roman ve hikâyelere yansıtan, bundan önce de yaşadığı hayata bu perspektifle bakan ve bunun bedelini ödeyen istisna sanatçılardan biri olan Sabahattin Ali’yi okumaya, onun en çok bilinen üç romanından biri olan Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Romanın merkezinde bulunan kahraman Raif’tir. Raif, anlatıcının bir şirketin muhasebesinde çalışmaya başladığında karşılaştığı sıra dışı bir mesai arkadaşıdır. Dış dünyaya karşı pasif bir tepkisizlik içinde olan Raif’i tanımaya çalışan anlatıcı, bir süre sonra onun hastalanıp öleceğine şahit olacaktır. Ölmeden önceki son akşam kendisine bir günlüğüne emanet edilen defter okununca, Raif’in dış dünyaya taşmayan iç dünyasının merkezinde, romanda sürekli “Kürk Mantolu Madonna” olarak anılacak olan Maria’nın bulunduğu anlaşılır. Tabiatı gereği çekingen olan Raif, babası tarafından Almanya’ya, ailece uğraştıkları sabun işinde kendisini geliştirmesi için gönderilir. Raif bir pansiyona yerleşerek yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Biraz da resme meraklıdır. Bir resim sergisinde bir kadın portresini görüp duygusal olarak adeta kilitlenir. Resim onu o kadar çok etkiler ki etraftakiler bunun dedikodusunu yapmaya başlarlar. Resmi yapan ressam yanına gelerek onunla tanışır. Ancak Raif nazarını resimden ayıramaz. O günün akşamında pansiyondaki dul kadınlarla dışarı çıkar. Bu sırada resimdeki kadını kendilerine bakarken görür ve kolundaki dul kadını bırakarak onun peşine düşer. Bir barda keman çaldığını öğrenir. Onu takip ederek tanışır. Kadın da onu tanımıştır zaten ve bir önceki gün yanına gelip onunla tanıştığını hatırlatır. Raif şoktadır. Kadınla zaman geçirirler. Sıra dışı bir kadın olduğu bellidir. Hayata kendi başına tutunan, kendi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
Puan vermedi·1118 syf.··
2026 8. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 09:42
Anna Karenina (2 Cilt Takım) Lev Tolstoy Anna Karenina , 1873-1877 yılları arasında yazılan, Tolstoy'un 2. büyük eseri kabul edilir. Tarihsel önem açısından bakılacak olursa, 1877- 1878 Osmanlı-Rus Savaşı'na (93 Harbi) kitapta da sık sık yer verilmiştir. Türkler'in Balkanlar'da uğraştığı azınlık ayaklanmalarına, hatta karakterlerden Kont Vronski'nin gönüllü katıldığı 1876'da başlayıp 93 Harbi'nin sebebi sayılan Sırp-Osmanlı Savaşı'na, Türkler'in yenilgiler doğrultusunda savaşın toplumsal yansımalarına ve Ruslar'ın savaşa bakışına da doğrudan rastlanmaktadır. Dostoyevski'nin aksine Tolstoy, dünya edebiyatında daha Türk yanlısı bilinmesine rağmen kitabın sonlarına doğru aslında sadece barış yanlısı olduğu izlenimine sahip olacağınız yansıtmalar görüyorsunuz. Hatta öyle ki bu tutumundan dolayı dipnotlardan birinde, Anna Karenina'nın son kısmını yayımlatamadığı bilgisi yer almaktadır. Bu gibi özellikleri kenara bırakıp kitabın konusu olarak bakacak olursak, bir yanlışı yargılama yahut bir çıkmaza üzülme süreci gibi görünse de sevgi , aşk , zaaflar , güven , aidiyet , ilahi adalet , kadın-erkek davranışları üzerine irdelemeler gibi pek çok konuda tartışma zevki veren bir yapıya sahip. Ana karakter Anna Karenina olmasına karşın okuyucunun hemen hemen her perspektifte "ben olsam şöyle yapardım" diyebileceği olaylar silsilesi mevcut. Kişinin özgürlüğünün, çevre algısının erkek odaklı domine edildiği bir evrende, Anna'nın sevgi ya da sevgi zannettiği şeyler uğruna feda ettiklerini , feda edilenlerin geçirdiği vazgeçilmenin sancılı sürecini , güven hissini tetikleyecek cinsten pek çok sahne yaşanıyor. Sık sık duyulduğu üzere Tolstoy'un kitabı bitirdikten sonra odasında iki büklüm 'Anna Karenina öldü.' deyişi okuyucuların merhametine yüklense de benim bu kitapta gözümü dolduran -Levin'e çok kızılacak
Anna Karenina (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Can Yayınları · 202555,5bin okunma
“ŞAH” eser
10/10
·552 syf.··
2023 4. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 00:00
“ŞAH” ESER!!! Şunu söyleyebilirim ki başucu kitaplarımdan artık. Öyle olay örgüsüne boğulmuş bir eser değil, düşünsel olarak ilerliyor. Musil’in felsefeci olmasından kaynaklı, romanın yanında bir de felsefe metni okuyor gibi hissediyor insan. Zamanının çoğu yazarı gibi Musil de Nietzsche’den etkilenmiş fazlasıyla. Eseri okumadan önce Nietzsche’nin felsefesinin kısaca da olsa araştırılması iyi olur diye düşünüyorum. 1. Dünya Savaşı zamanlarında Avrupa’da yaşanan “bireydeki ve toplumdaki değişim”i açıkça görüyoruz. Her konuda eskiyle çatışan, yeni zamanda da tam olarak ne yapacağını bilemeyen birinin içsel konuşmalarına; kendini ve çevresini sorgulayışına tanıklık ediyoruz. “Tinsel” olarak dönüşen bir kitle var. Estetik anlayıştan, ahlak sorgulamasına, dindeki dalgalanmalara…hayatın dinamiklerinin Ulrich üzerinden zihinde nasıl dönüştüğünü görüyoruz. Bazen bir sayfa günlerce kafamda döndü. Musil bence bunun için yazmış eseri.Bazen bir cümleyle kitaptan bağımsız kendimle ilgili-düşüncelerimle ilgili değil sadece- ruhumla da ilgili içime dönmeyi öğrendim bu eserle. Bildiğimi sanırdım oysa…Ulrich unutulmaz bir karakter. Bu temada okuduğum eserler içinde modern insanın çözülüşünün en girift örneği oldu. Moosbrugger ile irade ve özgürlüğe bakışı, Walter ile sanatı irdeleyişi, kadın karakterleri çözümlemedeki başarısı…Altını çizdiğim yerleri düşünüyorum, ilk defa bir kitabı bu kadar karaladım sanırım. İkinci okuyuşumda da kaçırdığım yerleri çizebilirim Eserle ilgili söyleyecek çok şey var. Her karakter üzerinde saatlerce konuşulur. Ayrıca Musil’in kurguyu yaratırkenki tekniği ve dili kullanma biçimi ayrı bir inceleme konusu olacak kadar uzun. Artık okuyan arkadaşlarla kritiğini yaparız. Bu muhteşem şaheseri okuyacaklara iyi düşünmeler ve yerinde sorgulamalar diliyorum.
Niteliksiz Adam 1Robert Musil · Yapı Kredi Yayınları · 20191,384 okunma