b

b
@94degrees
toda revolución tiene un periodo de transición
Mimar Sinan Fine Arts University
153 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·1120 syf.··
2021 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2021 16:16
okuduğum ikinci tolstoy kitabı: anna karenina başlarken elimde tuttuğum 1060 sayfalık kitaba bakarken "nasıl bitecek bu kitap yahu!?" diye bir miktar serzenişte bulunduğum doğrudur. fakat başladıktan sonra 10-20-50-100-200 derken sayfaların elimden kayıp gittiğini gördüm. özellikle her gün 100-150 sayfa aralığında okumaya çalıştım, böylelikle 12 günde kitap bitti. durağanlaştığı noktalar da oldu tabii. 500'lerden 600'lü sayılara ulaşmak sanki hiç bitmeyecek bir yolmuş hissine kaptırdı beni. neticesinde o kısmı atlattıktan sonra derin bir oh çekebildim. kitabı genel hatlarıyla kafamda birçok bölüme ayırdım. ağırlık gösterdiği ve değindiği konular bakımından toplumun sosyal, kültürel, dini* ve politik yapısı en ince hatlarla ele alınmış. -bence din tolstoy kitaplarının vazgeçilmez bir ögesi, "insan neyle yaşar?" kitabında da din ile ilgili görüşlerini açıkça belli etmiş.- özellikle tolstoy'un rus toplumuna ve idari yapısına olan bakış açısı yazar hakkında bana derinlemesine fikir sahibi olabilmemi sağladı. şimdi gelelim kitaba ismini veren baş karakterimiz anna karenina'ya, hikayemde de bahsettiğim gibi karakteri analiz ederken madame bovary için kurduğum cümlelerle ne kadar benzerlik gösterdiğini görünce ikisini istemsizce kıyaslama gereği duydum. fakat bu noktaya sonra değineceğim. önce anna karakterine derinlemesine bir inceleyelim. anna, aşk ve tutku kadını. onu en iyi tanımlayan cümle salt bu olur kesinlikle. ahlaki değerlerini aşk uğruna yakıp yıkabilecek bir mizaca sahip. bir çocuğu ve kendinden 20 yaş büyük eşiyle hayatını idame ettirmeye çalışırken bir gün karşısına çıkan bir adama (vronskiy) aşık olup, tüm hayatını değiştirecek kararlar alması da bunun bir göstergesi. elbette bu kararları almak kısa bir sürece tabi değil, yoksa 1000 sayfalık roman nasıl
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201955,5bin okunma
Reklam
8/10
·424 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 20:03
4 gün gibi bir sürede bitirdiğim, herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm klasiklerden biri oldu. dönem kitaplarında dikkatimi çeken detaylar bu kitapta da hakimdi. erkek egemen bir toplumda kadınların toplum içinde yer alma mücadelesi alt metin olarak karşımıza çıkıyor çokça. fakat değinilen bir nokta, hatta kitabın tamamına hakim olan keskin bir düşünce beni biraz rahatsız etti. kadınların var olma amacının salt eş bulma, evlenmek üzerineymiş gibi bir düşünce lanse ediliyor. özellikle anne (mrs. bennet) ve kardeş (lydia, kitty) figüründeki karakterler başlıca bu düşünceyle oluşturulmuş. miras bırakma mevzusunda aile içinde 5 kız dışında erkek çocuğun olmaması; kadınlara bu yüzden mirastan pay verilmemesi fazlasıyla aşağılayıcı bir tavır oldu benim için. belki de günümüzün gözüyle bakmak beni böyle bir düşünceye itmiştir, yine de fazlasıyla itici bulduğumu söylemem gerek. dönemin toplumsal yapısı bu noktada üzücü de olsa güzel yansıtılmış, tam bir pembe dizi havası verilmiş. bunun dışında isimlerin fazla oluşu, her sayfada yeni karakterlerin eklenmesi isim hafızası kıt biri olan ben için biraz sorun oluşturdu. sürekli geri dönüp kim kimdi, ne neydi diye bakmak zorunda kaldım 🥲 neyse ki dilinin hafif olması bu zorluğu bir nebze de olsa hafifletti. herkes elizabeth ile mr. darcy arasındaki aşkı konuşurken ben, ana karakterlerimiz elizabeth ile jane'in kardeşlik bağını, aralarındaki dayanışmayı daha da ön plana çıkarmayı tercih ediyorum. ikisi arasında geçen diyalogları tebessümle okudum. aile içinde en mantıklı hareket eden iki karakter olmaları üstelik diğer kadınlardan birçok özellik bakımından ayrılmaları onları daha da çok sevmemi sağladı. ha tabii kitaba ismini veren, sayfalar ilerledikçe ilmik ilmik işlenen bir küçük aşk mevzusu da var. gururun ve
Edebiyat
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma
DÜNYANIN BÜTÜN ÇOCUKLARI PAL SOKAĞINDADIR!
9/10
·235 syf.··
2021 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 22:57
"hahoo ho! hahoo ho!" kimine göre anlamsız olan bu cümle pal sokağı çocukları için aralarında anlaşmalarını sağlayan gizli bir parola. nemecsek, boka, csele, csanakos, kolnay, barabas, lezsik, richter, weiszs, gereb ve daha nicesi pal sokağı çocukları olarak bundan tam yüz yıl önce, budapeştede'de yoksul bir semt olan jozsefvaros'tan yola çıktılar. daha çok küçükken benim semtime hatta evime de uğramışlardı. çocukluğuma en derin ve güzel izi bırakıp diğer evlere de "oyun ya da ciddi mücadele", "dostluk ya da ihanet", "birbirine kenetlenme ya da gruplara bölünme", "her şeye rağmen var olma ya da sevdiği şeyler uğruna ölümü göze alma", "tek başına kalma ya da bir gruba ait olma" ikiliklerinin dünyamızın olağan şeyleri olduğunu aşılamaya çalıştılar. yıllar sonra kitabı tekrar elime aldığımda, değişen hiçbir şey olmadığını; zamandan ve mekandan bağımsız olarak kendi yolunda yürüyen bir edebiyat şaheseri olduğunu tekrar anladım. öyle ki "pal sokağı çocukları" adını budapeşte'deki bir sokağa bile vermiş. 2007 senesinde yani kitabın basımının 100. yıldönümünde nemecsek, weisz, kolnay ve richter bilyelerle oyun oynadığı esnada, pazstor kardeşlerin gelip einstand (eşyalara el koyma) yaptıkları an sokağa yansıtılmış, herbirinin heykeli dikilmiş. ayrıca çocukların bir mabed olarak gördükleri "arsa"ları aslına uygun bir şekilde inşa edilerek "dostluk" geleneğinin devamını niteleyen bir sembol olarak budapeşte sokaklarında yerini almış. "arsa"ya özellikle değinmek istiyorum çünkü bu onlar için bir oyun alanından çok daha fazlası. bunu kitaptan bir alıntı yaparak en güzel şekilde açıklayabileceğimi düşünüyorum: "arsanın, bu bir avuç toprak parçasının belki artık ellerinden alınacağını da bilmiyorlardı. onlar için sabahları amerikan bozkırı, öğleden sonra macar ovası olan, yağmur
Edebiyat
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma