İnsanlar, hakkımda istediklerini söyleyebilir, çünkü ölü-mün bıçak darbeleriyle hırpalanmış bir ruh, hır-sızların yüzlerinden korkmaz; başının üstünde parlayan kılıcı ve ayaklarının altında akan kanı görmüş bir asker sokaklarda çocukların attığı taşlardan kaçmaz.
Yüreğin sevgisi sedir ağacının dalları gibidir; ağaç bir da-lını kaybederse acı çeker, ama ölmez. Bütün can-lılığını sonraki dala aktarır, böylece o dal geli-şip açılan boşluğu doldurur,’ dedi. B
Hüzünlü bir ruh yalnızlıkta teselli bulur. Ya-ralı bir geyiğin sürüsünden ayrılıp iyileşene ya da ölene kadar bir kovukta kalması gibi, insan-lardan kaçar.