Grenouille empati yeteneği olmayan, duygusal bağlar kuramayan, toplum dışında biri. İlginç şekilde yaptığı canice görünen şeyler okurken de çok duygu uyandırmıyor, sanırım sebebi kahramanın kendisinin ahlaki yargıların radarına girebilecek özelliklerden yoksun olması ve okuyucuya bilerek mesafeli tutulması. Eğer bir varlık duygusuzsa ahlaktan sorumlu mudur?
İkinci olarak insan olarak gerçekte olmanın hiçbir fark edilir etki yaratmaması ve kendini tanrısallaştıran kokuyu yapmak amacında olması ve bunu başardığında olanlar, tanrı gibi sevilmenin insan gibi sevilmekten daha kolay olduğunun eleştirisi gibi
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 198727,3bin okunma
Kitap aslında baştan çıkarma sanatı kadar baştan çıkarılmaya karşı uyanık olma sanatı olarak da isimlendirilebilir. Özel hissetme, ilgi görme isteği, heyecan arama dürtüsü gibi duyguların çaktırmadan nasıl manipüle edilebileceğini, dış görünümün o kadar da önemli olmadığına da değinerek asıl olayın başka olduğunu tarihten örnekler vererek anlatıyor.
Fakat kitabın bir de karanlık tarafları var. Karşıdakinin duygularını kişinin kendi çıkarları için yönlendirip karşıdakinin zarar görmesini pek de önemsemiyor. Daha çok kısa vadeli etkileşimler üzerine kurulu. Zaten o kadar çeşit örnek vermiş ki insanları nasıl manipüle ederimin tek bir cevabından çok, acaba manipüle ediliyor muyum sorusunu sorduruyor
Bilinç, içinde hareket ettiği gerçekliğin sınırlarını aşmaya yönelir, çünkü 'duyumsal algı'sının sınırladığı ufkun ötesini görme eğilimi yapısında vardır ve insanı insan kılan da bu değişmez özelliğidir. Bilinç aşmacalar kurmakla kalmaz, bunları gerçekliğin yerine koyar ve asıl gerçek sayar. Burada da kalmaz; dışına yansıttığı aşmacaları sonsuz güçler ve niteliklerle donatır ve kendine egemen varlıklar olarak tasarlar. Bilincin bu işleyiş tarzı gerçekliğe yabancılaşma biçimleri alabilir ve dünyayı ikileştirebilir.