Herkese iyi haftalar.
Nasıl geçiyor günleriniz? Ben hemen hemen her gün 1 kitap bitiriyorum bu aralar.
Bugün sizlere Arayışlar kitabını anlatmak istiyorum. Ama öncelikle yazarından Lou Andreas-Salome’den bahsetmem doğru olur diye düşünüyorum. 1861-1937 yılları arasında yaşamış olup ilk kadın psikanalist olarak geçiyor. Gerçekten de yaşadığı dönemin ötesinde bir kalemi vardı. Aynı zamanda Nietzsche, Rilke, Tolstoy, Paul Ree, Freud gibi alanlarında ünlü isimlerle; aşk dedikodularına karışmıştır. Nietzsche için yazdığı şiir Freud’a yollamış falan. Ortamlar çok karışık. Gerçekten kitaptan ayrı etkilendim; hayat hikayesinden ayrı.
Kitabın konusuna gelecek olursam; Adine adındaki bir genç kızın kuzeni Benno’ya delilercesine aşık olması ve onun için her şeyden vazgeçmesi ile başlıyor. En sevdiği resim çizmekten bile sırf Benno’ya yakın kalsın diye vazgeçiyor. Ama günün birinde Benno onu terk ediyor. Adine de toparlanabilmek için Benno’dan uzaklaşıyor, Paris’e yerleşiyor. Ve işte Salome’nin gerçek hayatta babasına karşı çıkması gibi Adine’de tek başına yaşayarak, ayakları üzerinde duruyor. Kendi atölyesini kuruyor. Ve yavaş yavaş o eski Adine’den geriye bir şey kalmıyor. Fark ediyor ki; yaşamak için bir erkeğe ihtiyacı yok. Kendi başına da çok güzel hayatta kalabiliyor. Atölyesindeki bir açılış akşamında Benno’dan gelen bir mektupla annesini ve eski evini ziyaret etmeye karar veriyor. Gittiğinde görüyor ki; Benno eski Benno değildir. Ama henüz kimsenin fark etmediği bir şey var ki; Adine de eskisi gibi değildir. Karşılaştığı sürpriz olaylar o kadar güzel baş ediyor ki; içimden diyorum tamamdır sen olmuşsun; tek başına hayatta kalabilirsin.
Kesinlikle okumak için çok geç kaldığım bir kitaptı; herkese tavsiyemdir.