Dedem, sarayda nöbet tutmaya başlar. 31 Mart Vakası günlerinde, isyancı Hareket Ordusu'nun yaklaşmakta olduğunu haber alırlar. Bunların çoğu düzenli birlik değil, Balkanlarda halkı haraca kesen eşkiyadır. Ciddi bir çatışmada hiçbir şansları yoktur. Bunlara karşı savaşmak için birkaç defa izin isteseler de Sultan kabul etmez. Hassa askeri buna anlam veremez. Son olarak surlardan içeri girdiklerinde yalvarırlar: "Sultanım! Sokak aralarında, hepsini geyik avlar gibi avlariz!" derler.
Padişah yine kabul etmez.
"Bu topraklar, geçmişte büyük fedakârlıklarla kurulmuş ve korunmuştur. Tarihî mirasımıza sahip çıkmak, hem geçmişe duyduğumuz vefanın bir gereği hem de gelecek nesillere bırakacağımız değerli bir emanettir.
Sessizlige terk edilen her eser, bizi tarihimizden ve köklerimizden biraz daha uzaklaştırmakta, geçmişle olan bağlarımızı zayıflatmaktadır.
İnsanoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. O halde insanoğluna, belini doğrultacak bir kaç lokma yeter. Eğer mutlaka fazla yiyeceksen, midesinin üçte birini yemeye, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefese ayırsın.
Sevgili Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, Mısır hükümdarı Mukavkısa mektup göndererek onu Müslüman olmaya davet ettiğinde mukavkıs, Sevgili Peygamber Efendimize (sallallahu aleyhi vesellem) pek çok değerli hediyeler yollamıştı. Bunlarla beraber bir de hekim göndermişti. Hekim, Medine’yi Münevver’e‘de hiçbir hasta bulamayarak günlerce boş kaldığından, gelip olup biteni Sevgili peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi veselleme) arz ettiğinde : “Biz, acıkmadan yemeyiz. Doymadan, yemekten kalkarız. Bu yüzden hasta düşmeyiz.” Buyurmuştur
Az yemek, ibadeti artırır; çok yemek, kalbi öldürür.