FÂRUKÎ

FÂRUKÎ
Evli
Canlı Kitaplar, dünya ve ahiret sermayesidir.
Bibliyofil, Muhibbî kitap
233 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Din İstismarcıları
*Zamanımızda din ve iman hizmetleri âlet edilerek dünya zenginligi, makam, mevki ve nüfuz temin edilmektedir. Hâfizlik, âlimlik, şeyhlik, mücâhidlik ve hatta -Allah'a sığınırız Müslümanlık bile sanki bir meslek haline getirilmiştir. Müslümanlar iki ateş arasında, başka bir tâbirle örs ile çekiç arasında kalmış gibidir. Bir yanda dinimize açıkça saldıran ateistler, inkarcılar, ehl-i dünya; öbür tarafta dindar geçinen, fakat Şeriat ve Sünnet ölçülerine riâyet etmeyen bazı bozuk Müslümanlar ve din istismarcıları.!.
Din
Tarihin lanetli kavmi Yahudiler
Müstevli ve mütecaviz Yahudi, senelerden beri hazırladığı plân mucibince Filistin'e kudurmuşça saldırıyor... Emeline ulaşmak için seneler, asırlar boyu çalışmıştı. Onun kââtil ihtirası Türk Hakanı İkinci Sultan Abdülhamid Hanın yıkılmaz iradesi ve sönmez îmanı karşısında ciddî bîr maniaya çarpmıştı. Bu mania beton siperlerden daha kuvvetli, çelik irâdelerden daha azimli idî. Dünya matbuatının tazyiki,bitmez tükenmez Yahudi ve iftiraları içten, dıştan yapılan taarruzlar, bazı büyük vatanperverlerin (!) hürriyet (l) için kopardıkları kıyametler tam otuz üç yıl Osmanoğlunun şahâne azmi Önünde eriyip gitti. Ne yazık ki. Hürriyet, Adalet. Müsavat, Uhuvvet diye bağıran insanlar o kal'âyı elleriyle yıktılar, Isrâil yurdunun temellerini elleriyle attılar.
Tarih
Yabancı Gelmedi
Şimdi dünya o hale gelmiştir ki isterserseniz kâatil,câni veya hunhar olunuz isterseniz bütün dünyayı felâkete götürünüz, ateşe boğunuz. eğer milletlere seslenecek vasıtalar, yani gazete, sinema, radyo ve banka elinizde mi her şeye rağmen dâima haklı çıkar, masum görünür,masumları mücrim gösterebilirsiniz.
Alıntı
Acı mı tatlı mı?
Lokman (a.s.), Kur'ân-ı Kerîm'de ismi geçen peygamberlerdendir. Hz. Davud aleyhisselamdan ilim aldığı ve Hz. Davud'un (a.s.) vezirliğini yaptığına dair rivayetler vardır. Israilogullarindan bir adamın kölesi iken, azat edilmiş olan Lokman (a.s.) hakkinda şu kıssa anlatılır: Efendisi, yemeği önce Lokman'a (a.s.) yedirir, sonra kendisi yermiş. Bir gün Lokman (a.s.), efendisine bir karpuz ikram etmiş. Efendisi de Lokman aleyhisselama karpuzdan bir dilim vermiş. Lokman (a.s.), karpuzu bal yer gibi zevk ile yemiş. Bu durum, efendisinin hoşuna gitmiş ve bir dilim karpuz kalıncaya kadar Lokman'a (a.s.) yedirmiş. Son dilimi de kendisi yemiş; fakat acılığından dili yanmış, dudakları uçuklamış. Lokman aleyhisselama, "A benim canım, böylesine zehri nasıl oldu da şerbet gibi içtin; bu kahrı nasıl lütuf sandın. Bu ne sabırdır, niçin buna sabrettin. Yoksa canına düşman mısın?" demiş. Lokman (a.s.) şu cevabı vermiş: "Sizin nimetler bağışlayan elinizden o kadar nimetler yedim ki utancım iki kat oldu. Elinden, bir de aci bir şey yememek ayıp geldi bana. Şekerler bağışlayan elindeki tat, bu karpuzda acılık bırakır mı hiç?"
Din