Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil
Kuşkusuz, nüfusun savaşa katılmayan kesimlerine -savaş işinde yer almayan kadınlara ve yetiştikleri zaman birbirleriyle dost olacak olan çocuklara- tam bir saygı gösterilecekti. Yine barış döneminin ortak uygarlığını kapsayan bütün uluslararası girişimler ve kurumlar da korunacaktı. Derken inanmak istemediğimiz savaş patlak verdi ve hayal kırıklığı yarattı. Sanki bitikten sonra hiçbir gelecek ve barış olmayacakmış gibi önüne çıkan her şeyi kör bir öfkeyle yok etmektedir.
1000Kitap
Reklam
Eski geleneksel farkların bu tür bir toplumun üyeleri arasında bile savaşı kaçınılmaz kıldığını söyleyen uyarı mesajları bu ortak uygarlıktan alınan zevki zaman zaman rahatsız etmiştir. Buna inanmayı reddediyorduk; peki ama kaçınılmaz olması halinde bu savaşı nasıl açıklayacaktık?
1000Kitap
Uygar halklar arasındaki bu birliğe güvenen sayısız erkek ve kadın, kendi yuvalarını terk ederek yabancı bir ülkeye yönelmiş ve varoluşlarını, dost uluslar arasındaki ilişkilere bağlamışlardı.
1000Kitap
Bilim de tutkusuz tarafsızlığını kaybetti; bilimin, derin düşmanlık duygularıyla dolu hizmetçileri, düşmanla savaşta kullanılacak yeni silahlar peşinde.
1000Kitap
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 18. kitabı
Hani hep deriz ya, bize de zamanında birileri yol gösterseydi biz de böyle olurduk diye. İşte o birileri, İlber Ortaylı gibi insanlardır. Tabi böyle insanlara denk gelmek, onlarla karşılaşmak da oldukça zordur. Çünkü toplum içerisinde az sayıda bulunan bu seviyedeki insanlarla her zaman her yerde karşılaşamazsınız. Bazen bu tamamen sizin elinizdedir, bazen de tamamen hayatın akışı içerisinde karşılaşılan bir zamana tabiidir. Evet, aile büyüklerimiz, öğretmenlerimiz ya da tesadüfi olarak karşılaştığımız insanlardan daimi olarak "akıl verme" dediğimiz o süreçten nasibimizi alırız. Ama bazı insanlar vardır ki, işte o insanlar hayatlarımızda verebileceğimiz kararların geleceğimizin şekillendiricisi olacağını bilerek konuşurlar. Mesela İlber Ortaylı... O da İlber Hoca olmadan önce birilerinden akıl aldı elbet. Çoğunlukla kararlarını kendisi verdi, ama İlber Hoca olduğu anlarda dahi, birilerine her daim "neyi tercih etmeliyim" sorusunu sormaktan çekinmedi. Bu, hem her şeyi bilirimden hem de en doğrusunu seçme konusunda şekilcilikten uzak bir davranıştır. Peki ama her karşımıza çıkandan tavsiye mi alacağız? Elbette hayır. Çoğu zaman bizzat kafanızın dikine gidecekseniz. Geleceğimizi şekillendireceğimiz kararlarda, akıl almak zorundayız. Şunu unutmamalıyız. Birisinden alacağımız tavsiye, o kişinin düşünceleridir. İnsanın fikri neyse zikri de odur ya hani, düşünceler önemlidir. İlber Ortaylı her şeyden önce bir öğretmen. Öğrendiklerinden dersler çıkarabilen, gözlemlerinden yanlışlarını çıkararak hareketlerini ve düşüncelerini değiştirebilmeyi becerebilen birisi. Böyle bir insandan tavsiye alınmaz da ne yapılır! Baktıkça titrememk için istikbale, o halde okuyun efendim bu kitabı. Okumak
Tarih
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
Reklam