Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2018 36. kitabı
Sinan Meydan
8.5/10 · 1.297 okunma
Reklam
8/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2018 35. kitabı
Tarih boyunca birbirimize zulüm etme noktasında herhangi bir çekince göstermedik. Kendimize koymuş olduğumuz saçma sapan ideolojilerde amaca ulaşmaya çalışırken ne olursa olsun diyerek olası kastla bazen de doğrudan kastla hareket ediyoruz. Çoğu zaman da doğrudan kastla... Uzun yıllardır medeni olduğumuzu iddia ediyoruz. Ama hala toplumlarımız içerisinde sınıf ayrımı var ve bunu gerekli görüyoruz. Hala kendimizden olmayanı dışlıyor, ötekileştiriyoruz. Dini inançlarla kayırmacılık yapıyor, benden değilse düşmanımdır gözüyle hareket ediyoruz. Müthiş bir bölünmüşlük içerisindeyiz. Başkalarının acılarından mutlu oluyoruz. Benden değildir o zaman hakketmiştir anlayışı sadece bedenimizi değil ruhumuzu da esir almış durumda. Dünyanın belli bir kesimindeki insanları daha az medeni görüyoruz. Kısmen doğrudur ancak bu bakış açısı artık insandışılaştırmaya evrilmiş durumda. Sırf az önceki cümlede “evrim” kelimesini kullandığım için bile beni dinsiz ilan edebilecek yüzlerce insan tanıyorum. Evet, yanlış duymadınız “tanıyorum”. Sorun sadece dar görüşlü ve bağnaz olmakta değil, aynı zamanda fikren boşuz, bu boşluğa rağmen müthiş bir özgüven patlaması içerisindeyiz. Beyni yok fikri var bir insanlık türedi. Ahlaki konularda iki yüzlüyüz. Bu hepimiz için geçerli ki kapıdan dışarıya adımımızı attığımız anda farklı bir kimliğe bürünüyoruz. Ruhumuz o kadar karanlık ki bu kararmışlık bize müthiş bir oyunculuk yeteneği veriyor. Hannibal Lecter’ın insan ruhlarını yiyen hali gibiyiz. Çünkü insanız. Ve bu genetik kodlarımızda kayıtlı. Nasıl mı? Bunu açıklamak için bilimden faydalanmak zorundayız. Ve bunu yaparken de bilimin kabul ettiği şekliyle yapmak zorundayız. İnandığımız şekliyle değil. Ve bu açıdan bakarsak insanlık tarihi, hayvanların tarihinden ayrı bir şey olarak aşağı yukarı Afrika
Tarih
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,5bin okunma

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
8/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2018 35. kitabı
Jared Diamond
8.5/10 · 9,5bin okunma
7/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2018 34. kitabı
Adem işlediği ilk günahla tüm masumluğu ile beraber Tanrı'dan almış olduğu kutsallığı da kaybetti. Kim bilir belki de her demirden, altından ya da herhangi başka bir dünya maddesinden yapılma tahta oturanın aklına ben Tanrı'dan yetki alıyorum demesinin arkasında da bu vardır. Yani ne demek istiyorum ki hepimiz, Adem ve Havva'dan geliyorsak eğer genetik kodlarımıza işlenmiş olması gerekmiyor mu Tanrı'dan gelen kutsallığa olan muhtaciyetimiz. Şeytanla olan savaşta Adem kaybetti. Ve Tanrı, onu cennetinden kovarak yeryüzüne gönderdi. Ama Şeytanla Adem'in savaşı hiçbir zaman son bulmadı. Bugün de hala devam ediyor. Habil ile Kabil'den tutun da bugünkü Suriye savaşına kadar. Hepsini bir kenara koyarsak eğer 2.Dünya Savaşı'nda durum diğerlerinden biraz daha farklıydı. İnsanlık, atomun gücünü keşfetti ve atomdan çıkardığı enerjiyi dev bir bombaya dönüştürdü. Tanrı gücüne erişmiş oldu. İnsanlık bunu -yani bilim insanları- Şeytan'ın yardımıyla mı başardı? Ben durumun öyle olduğunu zannetmiyorum. Bir önceki yorumum olan Kavgamız kitap yorumunu okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Hitler, atom bombasını müttefiklerden önce keşfetseydi durum bugünkünden daha mı farklı olurdu? Muhtemelen evet, çünkü atom bombasını elinde bulunduran bir güce kim karşı koyma cesaretinde bulunabilir ki... Ama yine de savaşların sona ereceğini sanmıyorum. O bizim genetik kodlarımızda var. Tarihten beri savaşıyoruz. Tarihin sonuna kadar da savaşmaya devam edeceğiz. Churchill, Stalin, Roosevelt ve Hitler... Sair surette diğerleri. Bugün olduğu gibi gelecekte de hala savaşmaya devam ediyor olacağız. Bugün atom bombalarıyla yarın kazma kürekle. Birbirimizin canını yakmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Çok ilginçtir, generalleri Hitler'e savaşa 1942'de girme önerisinde bulunurlar. Hitler kararlıdır.
Tarih
HesaplaşmaAtakan Büyükdağ · Destek Yayınları · 20171,059 okunma