Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
7/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2018 34. kitabı
Atakan Büyükdağ
8.9/10 · 1.059 okunma
Reklam
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
Avrupa çalkalanıyor. Faşizm yükselişte. Almanya yaşanılamaz bir yer haline gelmiş. Hitler, Almanya’da Yahudilere gün yüzü göstermiyor. Ne kadar Yahudi varsa işinden etmiş. Dünyanın sayılı bilim adamlarını dahi. Yahudiler toplama kamplarına gönderiliyor. Önce işleri şimdi de canları… Hitler durdurulamıyor. Mussolini, Hirohito ve Stalin. Hepsi de güce ulaştıktan sonra faşist politikalar gütmeye başladılar. Dünyayı ele geçirmek gibi garip hayaller peşine düştüler. Ve az kalsın başaracaklardı da. Garip tabi onların yerine gelenler de bugün farklı bir hayalin peşinde değiller. Ama o günlere dönecek olursak eğer, Hitler’in kazandığını hayal edebilir misiniz bilmiyorum. 1933’de Leo Szilard, bir nükleer reaksiyon sonucunda nötron salınımı gerçekleşirse ve salınan bu nötronlar yeni reaksiyonlar oluşturabilirse, bu şekilde sürekli devam eden zincirleme reaksiyon oluşabilir demişti. 1938’de Alman bilim adamı Otto Hahn ve yardımcısı Fritz Strassmann nükleer fizyonu keşfettiler. Yani Uranyumu nötron bombardımanına tutarak Baryum elde ettiler ve uranyumu parçalayarak yeni bir element elde ettiler. Tarihte ilk defa bir elementin atomu parçalanarak içerisinden başka bir üst elementin atomu elde edildi. Szilard bunları anlatırken Albert Einstein’ın bu gelişmelerden haberi vardı. Çünkü uranyumun parçalanıp sonu gelmez bir zincirleme reaksiyonun başlaması ve her reaksiyonda açığa çıkacak olan enerjinin hesaplanması Einstein’ın formülü sayesinde mümkün olabilmişti. E=mc2 Yani enerji=kütle x ışık hızının karesi. Şimdi biraz daha geriye gidersek eğer 1919 yılında İngiliz fizikçi Ernest Rutherford, Azot elementini pozitif yüklü (alfa parçacıkları) ile bombardımana tutmuş ve Oksijen elde etmiş, protonu keşfetmişti. Yani azot atomuna giren pozitif parçacıklar azotu oksijene dönüştürmüş,
Bilim
KavgamızAtakan Büyükdağ · Destek Yayınları · 2017790 okunma
6/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2018 32. kitabı
Almanya hiçbir şey ifade etmez. Ama münferit her Alman çok şey ifade eder. Almanya gerçekten de Avrupa’nın temelinde çok önemli bir yeri olan ülke. Öyle bir medeniyetten öyle bir kültürden ve tabi böylesine kozmopolit bir ülkeden nasıl oldu da Hitler gibi bir adam çıktı? Ve asıl ilginci böyle bir ülke nasıl oldu da Hitler’i destekledi? Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. I.Dünya Savaşı’ndan sonta İtilaf Kuvvetleri’nin Almanlara -ve tabi biz Türklere- icbar ettikleri şartlar insanın kendisine saygısını yok edecek türdendi. İnsan yerine dahi konulmayan Almanlar, Hitler’in gelişiyle birlikte asil olduklarını anladılar. Çünkü Hitler onlara aynen şöyle seslenmişti: “Siz hepiniz asilsiniz. Çünkü hepiniz Almansınız.” Hitler, Alman halkının kaybetmiş olduğu özsaygıyı yeniden kazandırdı. Alman halkı parasızlıktan operaya ve sair surette etkinliklere gidemezken Hitler bir anda ortaya çıkıp Alman Filarmoni Orkestrasını Opel fabrikalarına, işçilerinin ayağına gönderdi. İnsanlar önce korkudan katıldılar. Sonraysa bunu artık korkuyla yapmak istemediler çünkü bu durumu kendilerine yediremediler. Bu yüzden de katıldıkları ama istemedikleri bir şeyin parçası olmaya başladılar. Sopa yiyenlerden biri olmamak için sopa atanların safına katılmak. Hemen sonrası zaten bir zafer sarhoşluğu, birlik ve beraberlik coşkusu, kalabalıkların çekim gücü. İşte aslında bugün de aynı problemi biz yaşıyoruz. Hitler’in bu yaptığı entelektüel sınıfı yok etti. Yani elitleri. Bir kere elit kelimesi seçilmiş demektir. Tarihte elit demek elit olmayan halk tabakasının üstünde kişiler anlamına gelir. Bu çeşitli şekillerde adlandırılmıştır. Bazen zenginler, bazen politikacılar, bazen de sanatçılar. Ancak biz elit dediğimiz zaman iyi eğitim görmüş, çok okur kişilerden bahsediyoruz. İşte Hitler, elitizmi yok
Tarih
Bir Alman'ın HikayesiSebastian Haffner · İletişim Yayınları · 2020318 okunma