Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil
8/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2018 31. kitabı
İnsanlara köleliklerini sevdirmenin en kolay yolu bu işi devlet sponsorluğunda yapmaktır. Şimdinin demokratik devlet yapısında bu biraz çılgınca görünebilir. Ama sizi şaşırtacak kadar çok uzun bir süredir sistem böyle işliyor. Günümüz toplumları arasında ise zamanının ütopyaları bugün çok daha gerçekleşebilir görünüyor. Çünkü devletin balkonundan göründüğü gibi değildir halkın yaşadığı sokaklar. Ve dikkatimi çeken bir nokta var. Ütopyaların ya da distopyaların hemen hemen hepsinde totaliter otoritenin inanılmaz bir kitap korkusu var. Kitapları yok edilmesi gereken ve insanların mutluluğunun önündeki en büyük engellerden biri olarak görüyorlar. Kitaptan uzak durmanın güvenlikleri açısından doğru adım olacağına şartlandırıyorlar insanları. Peki ama hem edebiyat dünyasında -ki burada kastım ütopya/distopya üzerinedir- hem de yaşadığımız gerçek dünyada otoriteler neden kitaplardan bu kadar çok korkuyorlar? Bence tarih boyunca kendisinden en çok korkulan şey kitap olmuştur. Sizi bilmiyorum ama bir kitabı elime aldığım zaman, sayfalarını koklamayı çok seviyorum ben. Muhtemelen aynı durum sizde de mevcuttur. Acaba kitapları bir tehdit olarak görenlerin kendilerince ortaya koydukları sebep bu olabilir mi? Yani, bizi kitap sayfaları koklarken görüp bunu bir uyuşturucu zannetmeleri? Sanmıyorum!.. O zaman ne? Her şeyden önce kitaplar size hayatı sevdirir. Stresi azaltır ve sizi “bir bilen” yapar. Size hayal gücü kazandırır, rasyonel düşünerek gerçekleri görmenizi sağlar. Saymaya devam edeceğim ama bir dakika… Rasyonel düşünerek gerçekleri görmenizi mi sağlar? Sorun şimdi anlaşıldı. Totaliter otoriteler gerçekleri görmenizi istemezler. Çünkü gerçek onların size sunduğu gibi bir şey değildir. Bakın, Hitler de ilk seçiminde çoğunluğun iradesini alamamıştı. Ancak bir sonraki seçimde
1000Kitap
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
8/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2018 31. kitabı
Aldous Huxley
7.4/10 · 73,3bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 30. kitabı
Çocukken hepimizin gıcık olduğu bir şey vardı. O da büyüklerimizin bize hep akıl vermesiydi. O sonu bitmek bilmeyen öğütler, nasıl da sıkardı bizi değil mi? Biliyorum, gerçekten de sıkıcıydı. Ama biraz büyüdük ve hayatı tecrübe etmeye başladık. Haaaaa... İşte o zaman farkına vardık; o öğütler aslında bize birer altın küpeymiş. O bize verilen öğütler, hayatın tecrübe edilmiş yaşanmışlıklarıymış. İşte Timur'un da evlatlarına anlatmaya çalıştığı şey de bu. Ben yaşadım tecrübe ettim, siz de aynılarını yaşayacaksınız, sözlerim kulağınıza küpe olsun diyor. Timur Devleti tarihine baktığımızda da Timur'dan sonra devletin parçalanma sürecine girdiğini görüyoruz. Yani bize verilen öğütleri dinlememek sadece bize has bir özellik değil. Timur her ne kadar Moğol kökenli Barlas boyundan gelse de bu boy, Türk kültürü etkisinde kalmış, hem kültürel hem de etnik olarak Türkleşmiştir. Zaten Timur da kendisini her zaman Türk addetmiş, Türklüğü ile iftihar etmiş ve kendisini Türk Dünyasının en büyük hükümdarı ilan etmiştir. Kendisine Aksak Timur da denirdi. Ancak bu rahatsızlığına rağmen at üstünde kazandığı zaferlerle bu kusurunu büyük bir iftahara ve unvana çevirmiştir. Timur'un en büyük özelliği akla değer vermesiydi. Atacağı her adımdan önce akıllı insanlarla görüşmüş, tartışmış, ihtiyat eylemiş ve faaliyette bulunmuştur. Bu kitabın neden Harp Akademilerinde okutulduğuna şaşmamak gerekir. -Keşke Polis Okullarında da ders olarak okutulsaydı ve biz de bundan istifade edebilseydik. Belki o zaman birçok arkadaşımın FETÖ adlı masonik yapılanmanın kurbanı olduğunu görmezdim. Akıl her daim yoldaşımız olmalı.- Bunun en güzel örneğini Timur ne güzel de anlatmış kitabında. Örnek vermek gerekirse, Delhi Muharebesi'nde yenik duruma düşüyor Timur. Çünkü karşı tarafta filler var. Timur'un
Tarih
Timur'un PrensipleriEmir Timur · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201759 okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Mustafa Kemal nedendir; Atatürk sonuç. Soruyorlar sevgili Yılmaz Özdil böyle tanımlıyor. Duyduğum zaman evet, gerçekten de öyle dedim kendi kendime. Benim niye aklıma gelmedi ki? dedim. Oturup düşünmedim ki gelsin. Sonra kızdım kendime. Aslında hepimiz biliyoruz. Mustafa Kemal nedendir, Atatürk sonuç. İyi de hepimiz kelimelere dökemiyoruz bunu. Tamam kabul, herkes kelimelere dökse kim Yılmaz Özdil olacak? Doğrudur... Ama bir tane Yılmazla olmuyor bu iş. Yakın geçmiş bunu çok iyi gösterdi bize. Bir tane değil bin tane Yılmaz gerekiyor, bin tane değil on bin tane Yılmaz gerekiyor. Bir Yılmaz'ın yazdığı 1 haftada 500 bin satıyorsa bin, on bin Yılmaz'ın yazdığı kim bilir kaç bin kaç milyon satar. İşte ancak o zaman güzel günler göreceğiz. İşte ancak o zaman güneşli günler göreceğiz. Geçmişin insanları bugün gereksiz bir inikamın peşine düşmüşler, sancısını hepimiz çekiyoruz. Bugünün insanları da gelecekte gereksiz bir intikamın peşine düşmesin. Düşmesin be kardeşim. Düşmesin ki kuvvetimizi iç bünyede tüketmek yerine dışarıya çevirebilelim. Ancak o zaman bundan 20 yıl sonra tombul parmaklı zengin bir zübbenin gelip de yargımıza emir vermesini engelleyebiliriz. Ancak o zaman ekonomimizi, tombul parmaklı bir serserinin çökertmesini engelleyebiliriz. Bak gene... diyorsunuz ki ekonominin onunla alakası yok. Tamam haklısınız yok ama napalım? Olmuşla ölmüşe çare var mı? Varsa bana Atatürk'ü geri getirin? Varsa bana Hz.Muhammed'i geri getirin. Ama yok... Getiremezsiniz. Farkında mısınız eskiden Hıristiyanlarla Museviler birdi Müsülümanlar paramparça. Ama Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktaydı. Tek vücut bir şekilde mücadele ederdik dışarıya karşı. İyi hatırlarım eskiden şehit verildiği zaman sokaklar şehitler ölmez nidalarıyla inler, her gözden aynı acının yaşı akar, her kalp aynı
Tarih
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma