Oliver, kayısı ağaçlarının bizim meyve bahçemizde olduğunu duyunca şaşırdı. Evde yapacak hiçbir şeyin olmadığı ikindi sonralarında Mafalda ondan, elinde bir sepetle bir merdivene çıkmasını ve utançtan yüzü kızarmış meyveleri toplamasını isterdi. Oliver İtalyanca şaka yapar ve bir tanesini koparıp sorardı, Bunun utançtan yüzü kızarmış mı? Hayır, derdi kadın, o daha çok genç, gençlerin utanması yoktur, utanma yaşla gelir.
Bir insan diğerine tam anlamıyla vurulmuşsa, diğeri de ister istemez vurulmuş olsa gerektir, diyen bir yasa vardır bir yerde. Seven hiç kimseyi sevilmekten dışlamayan aşk; Francesca'nın Inferno'daki sözleri. Bekle ve umutlu ol. Ben umutluyfum, fakat istediğim şey hep buydu belki de. Sonsuza dek beklemek.
Suyun içindeki o ayak... her parmağını öpebilirdim. Sonra ayak bileklerini ve dizlerini öpüyordum. Gözümü dikip ne kadar çok bakmıştım onun mayosuna, yüzü şapkasıyla kapalıyken? Benim nereye baktığımı bilmesi mümkün değildi.
Nazikçe ve yumuşak bir şekilde, günlerdir provasını yaptığım sözcükleri dinleyerek: "Lütfen, canımı yakma," ki bunun anlamı, "istediğin gibi yak canımı"dır aslında.
Nazikçe ve yumuşak bir şekilde, günlerdir provasını yaptığım sözcükleri dinleyerek: "Lütfen, canımı yakma," ki bunun anlamı, "istediğin gibi yak canımı"dır aslında.