"Kırk kuraldan ilkidir hâlbuki" dedim usulca.
" Birinci Kural : Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımı, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir."
Katre-i Matem ismi kadar manidar bir hikaye, bu kitabı bir tavsiye üzerine okumaya karar vermiştim ama o gün hayatımda okuduğum en garip aşk hikayesini okuyacağımdan habersizdim. İlk bakışta güzel bir aşk hikâyesi okuyacağımı düşünmüştüm fakat kitap sizi öyle güzel derinlere sürüklüyor ki, ana karakterimiz Şahin beyin tam sevdiğine kavuştuğu anda onu kaybetmesinin acısını sindiremeden kendinizi ucu bucağı olmayan bir dedektiflik hikâyesinde buluyorsunuz. Katre-i Matem sanki sevdiğimizden ayrı kalmanın gözümüzden akan yaşı gibi hüzün damlaları. İskender Pala'nın dilinden okuduğum ikinci kitapta yine beni kendisine hayran bırakmayı başardı umarım sizlerde benim gibi düşünür hissedersiniz.