Kitabımız 1952 yılında Afganistan'ın bir köyünde yaşayan aileyi anlatıyor. Ana karakterlerimiz iki kardeş; Abdullah ve kız kardeşi Peri.
Annelerini bir kaç yıl önce kaybetmişler ve üvey bir anne ile yaşıyorlar. Tabi bir de üvey kardeş var. Üvey annenin hamile olması ve evdeki kişi sayısının artacak olması maddi açıdan babayı zorluyor ve para karşılığı Peri'yi Kabil 'de zengin bir aileye evlatlık olarak veriyor. Abi kardeşin arasında o kadar derin bir bağ var ki ayrıldıkları anın acısını hissediyorsunuz. Hikaye tamamen bu abi kardeşin hayatları ve birbirlerini bulabilme serüvenleri ile devam ediyor. Tabi ki sadece aile yapısı değil o dönemin siyasi ve askeri savaş tarafını da sizlere anlatıyor.
İnsanın içindeki o bitmek bilmeyen umudu çok naif bir dille okuyup hissedecek ve çoğu yerde kendinizi bulacaksınız. Çok beğendim , yazarın diğer kitaplarında buluşmak dileğiyle
Merhabalar. Uzun bir süredir okuduğum Tutunamayanlar kitabını nihayet bitirmiş bulunuyorum.
Kitabımızdaki tutunamayan Selim Işık. Turgut Özben ise Selim'in arkadaşı oluyor. Kitap konusunu Selim'in intihar haberi üzerine ölümünü araştırmaya başlayan, Turgut ve düşüncelerinden alıyor. Özbenciğim kendi iç sesine Olric adını vererek iç dünyasını bizlere sunuyor. Selim'in intihar edebileceğine inanmadığı için derin bir araştırma yapıyor. Araştırma sırasında Selim'in günlüğünü bulup okuyor ve içindeki "Tutunamayanlar Ansiklopedisini" inceliyor. Sizce tutunamayan nedir? Her insan zaman zaman tutunamayan olmaz mı? Selim neden tutunamamış ve hangi sebeple intihar etmiş ya da gerçekten bu bir intihar mıydı yoksa kurtuluş mu?
Kısaca herkesin okumasını tavsiye ederim. Ama uygun bir zaman ayrılması gereken , emek isteyen bir kitap olduğunu da söylemek gerekir. Okuyan ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim.
Bazılarımız şiirlere tutunuyor,
Bazılarımız şarkılara...
Bazılarımız filmlere tutunuyor,
Bazılarımız kitaplara...
Sanırım artık insan, tutunamıyor insana...
Katre-i Matem ismi kadar manidar bir hikaye, bu kitabı bir tavsiye üzerine okumaya karar vermiştim ama o gün hayatımda okuduğum en garip aşk hikayesini okuyacağımdan habersizdim. İlk bakışta güzel bir aşk hikâyesi okuyacağımı düşünmüştüm fakat kitap sizi öyle güzel derinlere sürüklüyor ki, ana karakterimiz Şahin beyin tam sevdiğine kavuştuğu anda onu kaybetmesinin acısını sindiremeden kendinizi ucu bucağı olmayan bir dedektiflik hikâyesinde buluyorsunuz. Katre-i Matem sanki sevdiğimizden ayrı kalmanın gözümüzden akan yaşı gibi hüzün damlaları. İskender Pala'nın dilinden okuduğum ikinci kitapta yine beni kendisine hayran bırakmayı başardı umarım sizlerde benim gibi düşünür hissedersiniz.