Ahmet kaya

Ahmet kaya
Bir imparator misali kendime düşünceler.
Elektrik teknikeri
Önlisans
14 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Geçmişte hayatın tamamen farklı olduğuna dair insanın anıları yoksa neden bu hayat ona çekilmez gelsindi ki?
Sayfa 85 - 9.satır·Kitabı okudu
Reklam
Saflık ve Kötülük
Puan vermedi·
Kitapta karakter anlatım derinliği, çevre betimlemesi, durumların insan da yaşattığı derin etkinin hissi bunları etkileyici ve hissettirerek anlatıyor. O derece derin ki hikayenin her anın da karakterler ile beraber yalnızlıklarını aşklarını kıskançlıklarını mutluluklarını masumluklarını kötülüğe karşı içlerin de biriken nefreti birebir yaşıyoruz. Bu konu da Namık Kemâl tam bir baş yapıt yaratmış diyebiliriz. Hikaye de tertemiz bir beyefendi olan ali beyimizin en yakın dostu hayat arkadaşı babasının kaybından sonra yaşadığı üzüntü yalnızlık ve babasının verdiği sıcakkanlı dostluğu sevgiyi mehpeyker isimli argo da “yılan” diyebileceğimiz bir kadında bulduğunu sanır. Karakterlerimiz ali beyin verdiği bir partide tanışır daha sonraların da ali bey yalnızlığın ve çaresizliğin verdiği boşluk ile mehpeykerle görüşmelerin de daha da bağımlı hale gelir. Tertemiz beyefendi olan ali beyin Mehpeyker ile yaşadıklarını aile içine ve hayatına yaşattığı ve büyük kötü etkiyi uğradığı değişimi derinden hissediyoruz. Her ne kadar aşk,ihanet,yalan,kıskançlık ve ilişkiler ile ilgili kitaplar ilgimi çekmese de (zira bu kitap da beni genel olarak hikaye değil yazarımızın anlatım biçimi tasvirleri ve mesajları etkilemiştir) Namık Kemalin bu eseri insanların ne kadar güvensiz varlıklar olduğunu saflığın kötüler tarafından ne derece kötü ameller için kullanıldığını (Mehpeykerin bazı konuşmalarında şahsen ben bile etkileniyordum acaba doğru ve içten mi konuşuyor diye) görüyoruz. Çarpıcı bir son ile biten romanımızı sizlere tavsiye ederim.
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
Tarih kokan etkileyici bir roman
Puan vermedi·
Bir kitap düşünün ki sizi osmanlının konstantiniyyesin de sokak sokak gezdirsin. İçin de yaşayan bir çok kişinin hikayesini anlatıp bunları tek bir hikaye de toplayıp, üstüne yazar bu hikayelerden kendine bile gönderme yapsın. Kitap okuma serüvenime başladığım bu sene içerisin de bitirdiğim 25. Kitap olan puslu kıtalar atlası, yerli yazara olan gereksiz önyargımı kırıp dağıttı. Bir çok kez eski kelimeler kullanılıyor olduğundan okuduğumu anlamam korkusuyla yanaşmadım yerli yazarlara. Bu kitabın anlatım dili, hikayesi, verdiği mesajları ve bir çok karakteri tek bir hikayeye bağlaması beni müthiş etkiledi diyebilirim. Yazar İhsan Oktay Anar kitapta ustalığını konuşturup çok güzel bir kurgu oluşturmuş diyebilirim. Kitapta ana karakteri olan Bünyamin’in başından geçen macerayı ve çevresin de ki kahramanların hikayesine nasıl katıldığına, nasıl oldukları karakter olduğunu anlatıyor. Her bir kişiyi tek tek anlatan İhsan Oktay karakterlere dair soru işareti bırakmadan anlatıyor bizlere karakterleri. Genel olarak kitabın anlatım dili, hikayesi ,verdiği mesajlar ve sonu tatmin edici bir şekil de tamamlanması benim için etkileyici bir roman olmasına yeterli. Okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Olması gereken bir kitap mıdır?
Puan vermedi·
Kitabın ana fikri olan insanlığın vahşileşmesi için körlüğe hiç gerek olmadığını düşünüyorum çünkü insan başlı başına vahşileşmeye yatkın bir varlıktır. Doğduğumuz da hepimiz mutlak iyi olarak doğarız bunu kabul etmeliyiz. Bebekliğimizden çocukluğumuza çocukluktan gençliğimize ordan yetişkinliğe kadar olan olaylar bizim karakterimize kişiliğimize iyi veya kötü olarak yeni huylar ekler. Toplu bir yer de daha önce yaşadınız mı bilmem, ben yaşadığım ve bildiğim için kitapta anlatılan karantina bölümü insanlar kör olmadığında da %70 oranın da (koridora dışkılama ahlaksızlık teklifleri ve zorla yemeğe alıp koymak gibi absürt olayları hariç tutuyorum) aynısı gerçekleşiyor. Aç kalma korkusuyla ihtiyacından fazla yemek çalmaları, sorumluluklarını gerçekleştirmemeleri bunlar için gerçekten körlüğe gerek yok. Gözümüzü biraz açarsak belki kendi içimiz de bile görebiliriz bu huyları. Bu yüzden özeleştiri yapıp karakterimizi buna göre daha olgun ve daha erdemli olmaya yatkın kılmalıyız. Genel olarak toparlamam gerekirse kitabın verdiği mesaj güzel ''Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi, gördüğü halde görmeyen körler.'' Ancak bu mesaj için dediğim gibi kitaba ihtiyacımız yok diye düşünüyorum insani* duygu ve düşünceler ile düşünen her insan özeleştiri yapıp kendini yukarı da bahsettiğim kişiliğe yatkın kılmalı. Bu düşünce ve duygulara sahip olmayan insanlar için sayfalarca yazsanız da dil dökseniz de kör ve sağırdırlar sizi asalak olarak görüp dalga geçerler.
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 23. kitabı
“İnsan için de bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır” Ölüme yaklaştıkça düşüncelerimiz ne kadar bulanıklaşabilir? Neleri düşünürüz? Tarihini bildiğimiz ve çözüm için elimizden bir şey gelmeyen ölümün çaresizliği karşısında ne yapabiliriz? Bu çaresizliğin verdiği acı bazen boşvermişlik bazen deliliğimize yol açabiliyor iki uca da çok yakın bir durum oluşuyor. Bu kitap ile bu iki durumu da gerçekten yaşıyormuşuz gibi hissettiriyor ve anlatıyor. karakterle birlikte aynı duyguları paylaşıyoruz. Bazen durumumuz karşısında kalan hayatımız boyunca 8 metrekarelik bir koğuşta çaresizce tat almaya çalışıyoruz. Bazen düşüncelere dalıp deliriyor ve halüsinasyonlar görüyoruz. Bazen geride kalanları anımsayıp daha da üzülüp kahroluyoruz. Her ne kadar idam cezasının cinayetler için olması gerektiğini düşünsem de, kişi fark etmeksizin idama yaklaştıkça psikolojinin bu denli bozulması karşısın da insan kayıtsız kalamıyor. Üzülüyor kahroluyoruz. Özellikle, suçunuzu umursamadan sadece ölümünüzü şevkle bekleyen koca bir halk varken önünüz de varın siz düşünün çaresizliğimizi. Kitapta uzunca bir önsöz bulunuyor. Önsözü asla atlamamanızı öneririm. Çünkü 18.yy da idam cezasının ne denli umursamaz bir biçim de verildiğini insanların canı bir hiçmişçesine ölüme mahkum edilmesini ve dönemin siyasetçilernin ne denli yozlaştığını sert bir eleştirel biçim de gözler önüne seriyor.
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
Reklam