bir kadının yaşamından yirmi dör saat, satranç ve bilinmeyen bir kadının mektubundan sonra yazarın en önemli eseri benim için ama burada yayın evi ve çevirmen gerçeği de göz önünde bulundurulmalı diye düşünüyorum. telif hakkının ortadan kalkmasıyla malumunuz ticari kaygı peşindeki pek çok şirket (yayın evi diyemiyorum ne yazık ki) kitabı saçma sapan bir çeviriyle satmaya başladı. hal böyle olunca da edebiyata katkıdan çok edebiyatı bıçakmala dönemi başladı ne yazık ki!