OptikZürafa

...idam cezası aslında suç işleyen insanların ölmeyi hak etmesiyle ilgili değildi! Bu ülkede sorulması gereken asıl soru şuydu: Biz öldürmeyi hak ediyor muyuz?
Sayfa 398·Kitabı okudu
Reklam
Vicdanın sesini duymadıkları için sağır, gün gibi ortada olan şeyleri göremedikleri için kör, haksızlığa karşı duramadıkları için korkaklardı.
Joe Sullivan'ı, Trina, Antonio, Ian ve daha birçok yaralı çocuğun hapishanelerde verdiği mücadeleleri düşündüm. Marsha Colbey gibi yoksulluğun alt ettiği insanları, Avery Jenkins gibi engellilik durumlarının eksik bıraktığı insanları. Onlar zaten ezilmiş, kırılmış, bölünmüş ya da parçalanmıştı. Hayata bir sıfır yenik başlamış ya da acımasız yaşam koşulları yüzünden yere serilmişlerdi. Tüm bunlar yeterince korkunç değilmiş gibi bir de yargılanıp mahkum ediliyorlar, hatta öldürüyorlardı. Onları yargılayanlar kimler miydi? Alaycılık, şüphecilik, umutsuzluk ve önyargılar yüzünden adalet duygusu zedelenmiş ya da yok olmaya yüz tutmuş insanlar... Onları yargılayalar da en az onlar kadar arızalı, kırık ve parçalanmıştı. Vicdanın sesini duymadıkları için sağır, gün gibi ortada olan şeyleri göremedikleri için kör, haksızlığa karşı duramadıkları için korkaklardı. Yanı onlar da başka açılardan yenikti.
"Daha fazla umuda ihtiyacımız var. Daha fazla merhamete. Daha fazla adalete."
Sayfa 310·Kitabı okudu