"Oralı olmamak,o yerli olmamak" Dil ne harika bir bellek.Bu deyimlerin manasını şimdi dünden beri kaldığım evde sokak kapısının sesini defalarca duyduktan sonra anladım.Bir eve taşınmadan önce gidip bakıyorsunuz,beğeniyorsunuz karar verip yerleşiyorsunuz.Ama o yerin adetini huyunu suyunu ancak içinde bulununca öğreniyorsunuz.Bir şehre geziye gidiyor ve ona ancak dışardan bakıyorsunuz,içindeyken bile.Ama "oralı olunca" gidip "o yerli olunca" havasını soluyup suyunu içince tanıyorsunuz,biliyorsunuz.Hatta benliğinize oraya ait refleksler bile katıyorsunuz.Bunu çok iyi bilen bir toplum da demek ki bu refleksleri "oralı olmak" diye tanımlamış."Ona bir şey söyledim hiç oralı olmadı." Tam da bu derinlikte bir cümle.Dinlemedi anlamadı hissetmedi ruhuna katmadı.Baktı geçti.Duyumsamadı.Bu mana derinliğini oluşturan toplum bugünse hiç "oralı" değil,olamıyor.Geçip gidiyor.Hep geçip gidiyor.Bi durup bakabilse ah...