ASEL

ASEL
@ASELIIRVA
Tanrıya inanan insan olmak kolay, önemli olan tanrının inanacağı insan olmak. open.spotify.com/track/7rP6M4brp...
202 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Açık belirgin. Düş kırıklıklarımız.
Etrafını bu kadar iyi tanıyan, karşısındakinin ta içini bu kadar keskin ve açık gören bir insanın heyecanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkân var mıydı? Böyle bir adam, önünde bütün küçüklüğü ile çırpınan birine karşı taş gibi durmaktan başka ne yapabilirdi? Bütün teessüflerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Herşeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür? Burada sadece baktığını sahiden gören bir göz değil, gördüğünü bütün incelikleriyle tespit etmesini bilen bir hüner de vardı.
Sayfa 23
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum." dedi. "bu eksiklik sana değil, bana ait...bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığımı zannediyormuşum... Bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.... ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum... Seni istiyorum...içimde müthiş bir arzu var... bir iyi olsam!"
Edebiyat
(Spoiler İcerir)
Puan vermedi·163 syf.·
2020 12. kitabı
"İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar. .... Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. insanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden herşeyi bırakıp kaçarlar. ... Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ancak birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gidecekti. bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. Ozaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, herşeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu" Hızlı hızlı otele döndüm. kahvenin gramofonu ve suriyeli kadinin sarkisi kesilmişti. arkadaşım yatağına uzanmış kitap okuyordu. bana yandan bir göz attı: "ne o, capkinliktan mi geliyorsun?" dedi. insanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Bir de ben bu halimle kalkip başka bir insanin kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insani hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafi hakkında söz söylemekten kaçındığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
"Bennet öldüyse gazetelerde okuruz," dedi Kemal. "Sansürlenmezse eğer." "Sansurlense de kokusu çıkar, merak etme." "Ölmemiş olmasını temenni ediyorum," dedi Pehlivan. "Neden be Pehlivan? Bunca gayret boşa mı gitsin?" "Ölmesin de, ettiği işkencelerin cezasını çektiğini bilsin. Bunu bilmek ölümden beterdir."
Sayfa 269
Hukuk
"Sözlerimin dışına çıkmamalıydınız." "Müsterih olun," dedi Kemal. "Ben benim olduğu kadar, sizin yüreğinizden geçenleri de söyledim. Hepimiz aynı millet tarafından eşir alınmış insanlarız şurada. Onlar da, bizler de."
Sayfa 263
Edebiyat