Halbuki Kur'an'ı tamamen ve daima okumak herkese müyesser değildir. Bunun için lüzumlu olan maksatlar, hüccetler bilhassa uzun surelerde tekrar edilmiştir ki her bir sure hemen hemen bir küçük Kur'an hükmünde olsun ki herkes suhuletle istediği vakit istediği sureyi okumakla tam Kur'an'ın sevabını kazanabilsin.
Hayat bizim hepimizi aynı teknede yoğurmuş, aynı yağmura sarmıştır. Ama yine de bu olayları anlamak için o olayların içinde yaşamış olmak ve onları ruhunda duymak gerek.
-Bilmiyorum seni bekliyordum Tolganay, ama bu defa da yalnız geldin değil mi?
-Gördüğün gibi yalnızım, hep yalnız...
--Demek ona hiç bir şey söylemedin daha?
-Hayır söylemedim, söylemeye cesaret edemedim.
-Ya başkalarından duyarsa, biri istemeden ağzından kaçırırsa?
-Niye söylesinler? Nasıl olsa, vakti gelince her şeyi öğrenecek. Hem artık büyüdü, başkalarınından duyup öğrenebilir. Ama benim için hala küçük bir çocuktur ve bu yüzden ona gerçeği söylemekten çok ama çok korkuyorum.
-Yine de insan gerçeği öğrenmelidir Tolganay.