Dil ruhu tasvir edemiyor; bize verdiği yalnızca bölük pörçük şeyler. Bu yüzden içimin derinliklerini birine açmam gerekse, dehşet gibi bir duygu sarar beni.
"Ben de isterdim geçmişimden koşar adım kaçıp, yepyeni başlangıçlara doğru yelken açmayı. Ama ayağımda annemin terlikleriyle en fazla bakkala kadar gelebildim."
Bize hiçbir şey yapılmadı. Yalnızca tam bir hiçliğin içine koyulduk, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhunu hiçlik kadar baskı altına alamaz.