Alperen

"EY GENÇLER UYANIN!"
Balıkesir'de yayınlanan Doğrusöz Gazetesi de, halkı işgale karşı direnişe çağırdı. "Gençliğin dirileceği ve direneceği zamanın geldiğini" belirten Doğrusöz Gazetesi'nin çağrısı kısa, özlü ve netti: "Hep ölenler göz açık bekleyince bu yeri, Diriler, kapamak yakışır mı gözleri, Ey yurdun gençleri ileri, arş ileri!.. Ey gençler uyanınız! gençliğin dirileceği, faaliyet göstereceği sıra, işte gelmiştir. Yenilmez, yılmaz bir kuvvet halinde vatan uğurunda birleşiniz ey gençler!.. Ey millet birleşiniz! hepimiz bir daire dahilinde toplanmazsak, bizleri birleştirecek kuvvetlere eskiden olduğu gibi küçümseme ile bakacak olursak, bu ülkede yaşama hakkımız kalmaz. bağlarımızı mahveden hastalık başka bir şekilde tecelli ederek bizleri de mahvedecektir.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Avrupa'nın 20.yüzyılın başlarındaki bu "sömürgeci patron tutumu" yirminci yüzyılın sonlarında da aynen devam ediyordu. Avrupa, yüzyılın başında Osmanlı'ya uyguladığı "parçalama taktiğini" yüzyılın sonunda Yugoslavya'ya uyguladı ve aynı tuzak yine başarılı oldu. Yugoslavya da Osmanlı gibi parçalara ayrıldı. Bunda sözde liderlerin "kasabın bıçağını yalayan kuzu" gibi AB'ne yaklaşma yarışı önemli rol oynadı. Yugoslavya'nın geçirdiği sürece bakalım: "Avrupa Birliği adını alacak olan Avrupa Topluluğu'nun çekim gücü muazzamdı. Tüm Orta ve Doğu Avrupa'da Sovyet Bloku tünelinin sonunda görünen ışık, Avrupa Birliği'ne üyelik beklentisiydi. Bu ortak tutku,...Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin liderleri arasında, Brüksel'deki kurumların onayını almak amacıyla diğerlerinden daha 'Batılı' ve daha 'Avrupalı' olduklarını kanıtlama yarışına büründü. Tutkulu Slovenler, ... kendilerini 'Yugoslav gemisinden' ayrılıp 'Avrupa gemisine' binmeye en elverişli cumhuriyet olarak gördüler."
Sayfa 172·Kitabı okudu
Siyaset
MUSTAFA KEMAL, Ankara'ya gelişinin ertesi günü halka hitap ederken de, Kuvayi Milliye örgütlenmesini anlattı ve bağımsızlığın kazanılmasından sonra kurulacak devlet yönetimi hakkında da önemli ip uçları verdi: "Bireyler fikir sahibi olmadıkça, haklarını algılamadıkça,kitleler istenilen yöne, herkes tarafından iyi ya da kötü yönlere yönlendirilebilirler.Kendini kurtarabilmek için her bireyin, geleceği ile bizzat ilgilenmesi gerekir(...) ..hükümetlerin icraatı olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düşürmezse, bütün kusur ve kabahatlere katılmış demektir(...) Gerçekten şunun bunun oyuncağı olabilen milletler, haklarını algılamamışlar demektir. Ve böyle bir millet, denetim hakkında bulundurulmaya layık olur.
Sayfa 172·Kitabı okudu
Tarih
ZAFER'E İNANMAK
Askeri gereçler, İstanbul'dan İnebolu'daki askeri birime, ticari eşya gibi gizlice sevk ediliyordu. bu gereçlerin teslim edileceği kapalı adres, "Zafer Ticarethanesi- İnebolu" idi. Kağnıcı kadınlar yolda doğum yaparlarsa, çocuğa "Zafer" adını koyuyorlardı. Zafere böylesine inanmış bir milleti yenmek mümkün değildi.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Tarih
GİZLİ VE ÖNEMLİ
müdafaa-i hukuk cemiyeti örgütü tüzüğüne ektir: ... 6- Gezici birlikler silah altında görev yapan erlerden başka, bütün halkın eli silah tutan gençlerinden oluşturulur. Bir tehlike belirdiğinde, yapılacak çağrı üzerine, orduyu seferber duruma koyacak olanlar orduya katılır. Geri kalan güçler yerel tehlikelere karşı olup onlara gerektiğinde makineli tüfek ve top da verilir. Erlerin savaş görmüş olması yeğlenir. komutan, disipline yetenekli ve becerikli olmalı ve birlikler, haydutluk amacı güden bir kuvvet olmayıp, yurda ve ulusa yaşamını ve hizmetini adamış, azla yetinen, yurtsever kişilerden oluşmalıdır. Birliklerin kuruluş, emir, komuta ve yönetimi tıpkı askeri manda, takım, bölük gibidir. Ödül verme ve cezalandırma da tıpkı askerlikteki gibi olur.
Sayfa 166 - müdafaa-i hukuk cemiyeti örgütü tüzüğüne ektir 2·Kitabı okudu
Tarih