Şafağın o saatinde, Agilulfo hep dikkat isteyen bir işle uğraşma gereğini duyardı: Bir şeyleri saymak, geometrik şekiller halinde düzenlemek, aritmetik sorunları çözmek gibi. O saat, cisimlerin gece boyunca büründükleri gölge yoğunluğunu yitirip yavaş yavaş yeniden renklerini kazandıkları, ama ışığın hafiften değmesi, usulca sarıp sarmalamasıyla bir belirsiz eşikten geçtikleri saatti: İnsanın yeryüzünün varolduğuna en az güvendiği saat.