Merhabalar… yine bitmeyen bir kitap yazmışlar ama sonunda azimle bitirdim. Eveeeeetttt Zülfü Livaneli’nin zannımca okumadığım kitabı çok az kaldı. Bu kitapla yazar hakkında malumatım oldu, o yüzden tamamen yazdıklarım kendi düşüncemdir diye belirtip yorumuma geçiyorum.
Kitap bir fikir etrafında yazılmış. Yani Abdülhamit’in hayatını anlatmak için(Sürgündeki yıllarından bahsediyorum) yazılmamış. Osmanlı hanedanına, Osmanlı devletinin yönetimine, sırasıyla bir çok padişaha laf sokmak, sonra hızını alamayıp Atatürk ve arkadaşlarına da laf sokak için ne yapayım demiş zülfü hocamız bir kitap yazayım da herkese çaktırmadan saydırayım demiş. Öncelikle huzursuzluk, sonra Leyla’nın evi, sonra da bu… yani hocam belli bir kesimi sevmiyorsunuz ama bu kadar o kesimi kötülemeye gerek var mıydı? Hayır tamam Osmanlı kötü de Atatürk’ten ne istedin?
Kitabın diline gelirsek ise yani ben beğenmedim. Olayların akışı, döngüsü falan olmamış, çok sıkıcı, sizi sarıp sarmalayan bir dili yok malesef