A. Sinem KEÇELİOĞLU

A. Sinem KEÇELİOĞLU
"Horas non numeros nisi serenas."
Türkçe Öğretmeni
27 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
"Bize gelin, ölümünüzü başaracaksınız!"
Puan vermedi·144 syf.··
2023 15. kitabı
İntihar Dükkânı Jean Teule Kitap, distopik bir evrende intihar dükkânı işleten bir aileyi konu alıyor. Kara mizahın geneline hâkim olduğu bu kitabı ben çok sevdim. Okurken intihar, ölüm, yaşam üzerine sık sık düşünmeye itti beni. Hem çok güldüm hem de düşündüm. Bir dükkân düşünün: Alışveriş yaptığınız son dükkân; memnun kalan müşterilerin dönüt veremediği, tekrar gelemediği bir dükkân… Çünkü bu dükkân “ölüm” üzerine. Aklınıza gelebilecek her türden intihar yoluna ulaşma imkânı sunan bir aile… Hatta aile, işini öyle benimsemiş ki çocuklarına bile intihar ederek ölen ünlülerin adlarını koymuş: Vincent, Marilyn, Alan. Her fırsatta intihar güzellemesi yapan, karamsar düşünmenin ve düşündürtmenin önemine vurgu yapan bu aileye Alan’ın katılmasıyla işler değişmeye başlıyor. Alan, onlar için tam bir hayal kırıklığı. Çünkü o, pesimist ailenin optimist çocuğu. Kibar, güler yüzlü ve intiharın saçmalığına inanan bir çocuk. Öyle ki her defasında ailesinin satışlarını engelleyecek planlar yapıyor. İşte Alan’ın ve ailesinin bu tavırlarıyla kitap bana şunu düşündürttü: Kışın ortasında açan bir çiçek baharın gelmesini sağlayabilir mi? Karanlıktaki tek bir ışık zerresi aydınlık için yeterli midir? Kitap tüm bu sorularımıza mizahla karışık bir biçimde yanıt veriyor. Yazarla tanıştığım bu kitap yer yer beni şaşırtan bir kitaptı. Yazarın hayal gücüne ve diline hayran kaldım. Oldukça geniş ve ilginç bir hayal gücüyle böylesine akıcı bir dil birleşince ortaya bir solukta okunacak bu roman çıkmış. İyi ki de çıkmış! Kitapla ilgili illa bir eleştiri getirmem gerekirse sonunun daha iyi ve daha farklı bağlanmasını isterdim. Yazar süreç içerisinde kitabın sonuna dair beklentiyi oldukça yükseltiyor. Ancak sonu bağlama biçimi beni pek tatmin etmedi. Hiç beğenmedim diyemem. Sonu bile üzerine
1000Kitap
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Reklam
“Bir esaretin romanı: Naomi”
Puan vermedi·265 syf.··
2025 2. kitabı
Cuniçiro Tanizaki Naomi (Dikkat! Bu yazı kitap hakkında spoiler niteliğinde bilgiler içeriyor olabilir!) Aşk, esaretlerin en güçlüsüdür. Bu kitap tam da bunu anlatıyor. Kitap, ana karakterimiz Joji’nin anlatımıyla kaleme alınmış. Onun hisleri, onun gözlemleri, onun esareti… Bu, kitabı daha akıcı hâle getirmiş. Çünkü Joji ile birlikte tüm o deneyimleri siz de yaşıyor gibi oluyorsunuz (Kitabı asıl sinir bozucu kılan da bu. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.). Sürekli bir erkek bakış açısı etrafında döndüğü ve Naomi’nin hislerine hiç değinilmediği için açıkçası biraz üzüldüm. Ancak kitap yine de çok akıcı ve sinir bozucuydu. Hem biraz konusuna değinmek hem de yorum yapmak istiyorum: Kitap 1924/25 Japonya’sında geçiyor. Japonya’nın “Batı”yı tanımaya ve onlar gibi olmaya özendiği yıllar. Bunu da kitabın her satırında hissettiriyor bize yazar. Şimdilerde herkesin bayıldığı Uzak Doğu kültürünün küçümsendiği hatta tabiri caizse ayaklar altına alındığı bir görüş hâkim. Joji de bence bu yönüyle dönemini aynen yansıtan bir karakter. Yirmi sekiz yaşında, Batı düşkünü, çok yalnız, içine kapanık ve tekdüze hayatına alışmış bir kimse. Evlenme düşüncesinden uzak. Çünkü kendince “mükemmel” kadını asla bulamayacağına inanıyor (Sanki kendisi çok mükemmel). Bu yüzden de olmayacak bir işe kalkışıyor ve “Eğer mükemmel kadını bulamayacaksam ben de kendim oluştururum.” diyerek gözüne kestirdiği Naomi’nin peşine düşüyor. Naomi ise henüz çocuk yaşta (İşte sinir bozucu olan bölüm!). Bir kafede garsonluk yapan ağzı var dili yok biz kız çocuğu. Görünüş itibariyle güzel ve “Batılı” bir yüze sahip bu kız, Joji’yi çok etkiliyor ve maceramız başlıyor. Joji, Naomi’yi etkilemek için biraz uğraşıyor ki henüz dünyadan haberi olmayan, tutunacak bir dal arayışında olan Naomi’yi etkilemek hiç de
Alıntı
NaomiCuniçiro Tanizaki · Jaguar Kitap · 20131,163 okunma
Pasta Kadar Tatlı Bir Kitap!
Puan vermedi·128 syf.··
2024 3. kitabı
Charlie Mackesy Çocuk, Köstebek, Tilki ve At “Yuva her zaman bir yer olmak zorunda değil, değil mi?” Tam bir başucu kitabı. Her karakteriyle insanın içine dokunan, kendinden bir parça bulmasını sağlayan bir eser. Küçük bir çocuğun “ev”i aramasıyla başlayan ve muhteşem dostluklar kazandıran bu serüveni her yaş grubu okuyabilir. Hatta özellikle yetişkinler okumalıdır bile diyebilirim. Çünkü vermek istediği mesajları küçük yaş grupları tam olarak kavrayamayabilir. Birçok felsefik ve düşündürücü diyaloğa sahip bu kitap. Çocuklar için olduğu kadar yetişkinler için de bir hazine. Özellikle de çocuk kalabilmiş yetişkinler için. Her birimiz çeşitli zorluklar atlatırız, mükemmel olmaya çalışırız, ait olacağımız bir yer ararız. İşte bu kitap tam olarak duymak istediklerimizle karşımıza çıkıyor. Öyle diyaloglar yazılmış, öyle karakterler kurgulanmış ki her biri ilaç gibi geliyor. Pasta delisi bir köstebek, “ev” arayışında küçük bir çocuk, çekingen bir tilki, gerçek benliğini gizlemeyi seçmiş bir at… Modern dünyanın “sahte” ve yorgun yetişkinlerinden birer parça… Birbirinden apayrı karakterlerin, apayrı zayıflıkların muhteşem dostluğu… Tıpkı bizler gibi. Asıl maharet büyümek değil. Yazarın deyimiyle “İyi kalpli olabilmek”. Asıl başarı büyük ödüller alabilmek değil, “sevmek”. Sıradanlık bir suç değil. Çünkü “Sevilmek için olağanüstü olman gerekmez”. Tüm bunlar günlük yaşamın koşturmacasında unuttuklarımız değil mi? Çoğu zaman duymaya ihtiyacımız olanlar değil mi? Eğer çocuk, köstebek, tilki ve atla tanışmaya cesaret ederseniz tüm bunları duyacak, onları kucaklayacaksınız. Sizler de her satırında içinize işleyecek, yaralarınızı saracak, yer yer ağlatacak, yer yer de gülümsetecek bir kitap arıyorsanız eğer aradığınız kitap tam olarak bu. Açıkçası her cümlesini alıntılamamak için kendimi zor
1000Kitap
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,7bin okunma
Okul
"...Ama bak, bir düşün, okula gitmeseydin günlerin ne denli boş ne denli anlamsız olurdu... Senin de içinde bulunduğun o yüzlerce farklı halkın çocuklarının karınca gibi kaynaştığı geniş insan topluluğunu gözünün önüne getir ve şöyle düşün: Eğer bu döngü günün birinde kesilirse insanlık barbarlığın uçurumuna yuvarlanır; bu hareket ilerleme demektir, umut demektir, dünyanın övüncü, gururu demektir. Öyleyse yürekli ol, bu uçsuz bucaksız ordunun küçük askeri. Kitapların senin silahların, sınıfın senin birliğindir. Tüm dünya bir savaş alanıdır, en büyük zafer ise insanoğlunun kurduğu uygarlıktır. Sakın korkak bir asker olma sevgili oğlum Enrico." -Baban
Sayfa 24·Kitabı okudu
Alıntı
"Öğretmenim" sözcüğünü hep saygıyla dile getir, çünkü o sözcük, "baba"dan sonra bir insanın başka bir insana söyleyebileceği en soylu, en tatlı sözcüktür.
Sayfa 92·Kitabı okudu