Çocukken neredeyse her davranış eleştirilmiş, kendisini anne babasına bir türlü beğendirememiş bir çocuğun yetişkinlikte arkadaşlarının kendisini benimseyeceğine inandığını düşünmek anlamsızdır..
Çocukken ağlaması gerekli olan yerde ağlayamamış, hatta ağlamaları "Ağlama!" diye bastırılarak durdurulmuş çocuklar duygusal olarak engelli yetişkinlere dönüşürler.
İncinmiş bir duygu hiçbir zaman yok olmaz sadece derinlere gömülür.. Sadece zihinle bağı kesilir, derinlerde kalır... Yıllar sonra o incinmişlik duygusuna benzeyen bir duygu yaşandığında içten içe huzursuzluk başlar.. Hayatında her şey yolunda giden bir kişinin sürekli huzursuzluk hissetmesinin, bir türlü derin mutluluk yaşayamamasının sebeplerinden biri bilinçaltında biriken incinmelerdir...