Kendimi zorlayarak ,yarım birakmamak adına okuduğum bir kitap oldu.
15 yaşında ,her türlü şiddeti seven bir çocuğun hikayesini anlatıyor kitap. Sokak jargonu ile yazıldığı için aşırı sinirim bozuldu:)) Dikizlemek ,zumzuklamak,marizlemek ,cıvır ,piliç,dobişko, bok püsür.....Gerçekten bu kadarına gerek var mıydı bilmiyorum. Şiddet bağımlısı bir bireyi,bir takım uygulamalar sonucu bilinç altını değiştirip, şiddetten uzak tutuyorlar ama bu da başka sorunlara yol açıyor. İyilik , ancak içten gelirse ve seçilirse anlam kazanır , anlatılmak istenen bu aslında.
Konu olarak güzel ama yazım dili olarak hiç bana hitap etmedi. Okunması gerekenler listesinde hep adı olduğu için şans vermiştim. Okumasam da olurmuş:))
İmdat diye bağırıp kaçıyorum. Aforizma zehirlenmesi yaşayacağım yoksa. Birbirine 'yavru kuş' ve 'kuzu' diye hitap eden birilerinin hikayesini okumak istemiyorum
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
Son zamanlarda okuduğum en güzel , en sürükleyici, en merak uyandırıcı kitaplardan biriydi.
3D gözlüğümü takmışım, elimde patlamış mısır ile muhteşem bir bilim kurgu filmi izlemişim hissiyle bitirdim kitabı.
Başlarken sıkılıp, bu kitap nasıl biter diye düşündüğüm için kendime kızıyorum şuan, sonlara doğru bırakamadım.
Kitapta biri epilepsi, biri şizofren olan ikiz kardeşlerin , olasılık teorisini kullanarak geleceği öngörmesi ve bunu farkeden bilim adamlarının ,daha önce üzerinde çalıştığı teorileri onların üzerinde denemeye çalışmasını anlatıyor. Ve onların hayatına bir sekilde dahil olan kadın ajan.
Caine,Jasper,Nava;Mahşerin üç atlısı desem abartı olmaz :))
Polisiye,psikoloji,fizik,matematik her konuya hakim bir kurgu. Olaylar hiç beklenmedik şekilde birbirine bağlanıyor. Özellikle son kısımda ki 'betsy' beni inanılmaz şaşırttı(spoiler değil ,okumayan anlayamaz:))
Bu tür kitapları seviyorsanız ,kesinlikle okuyun,okutturun,okuyana hediye edin, kitapla kalın
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,4bin okunma
15 yaşında bir delikanlının ; bir yandan bacağındaki amansız hastalığı ,bir yandan kendinden yaşça büyük Nüzhet'e duyduğu aşkı anlatan ,kısa ama çok etklili bir roman okudum.
Betimlemeler okadar kusursuzdu ki; hastanın çektiği acıları, ağrıları, hastanenin kokusunu bile duyabiliyorsunuz.
İki defa skolyoz ameliyatı olmuş biri olarak , bu kitap beni derinden etkiledi. Ameliyat öncesi yaşanan korkuları , hastane odasının verdiği stresi ,"hadi sıra senin" deyip bir sedye ile odaya giren hasta bakıcıların verdiği tedirginliği okadar iyi anlıyorum ki.
Hayattaki en büyük zenginlik sağlık , kıymetini bilmek lazım. Kitapta bunu en iyi anlatan cümle ile bitirmek istiyorum .
"Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm."
Kütüphaneye kitap almak için gittiğimde, son anda çocuk kitaplarının arasında gözüme çarpan, ismine bu uygulama ile aşina olduğum için çekip aldığım bir kitaptı.
Açıkçası konusunu bilmiyordum ve kapağı da görünce masum bir hikaye diye düşünmüştüm. Ama hiç öyle değilmiş.
Kitap çok akıcı, anlatım dili çok sade, karakterler çok az olduğu için yormuyor ve bir çırpıda okunuyor. Ama içerik olarak derin acılar barındırıyor. Yaşananları yûreğinizde hissediyorsunuz.
Çocuk kitabı olması beni çok şaşırttı.Çocuğum bu kitabı okumuş olsa ,anlatılanlara asla bir anlam yükleyemezdi. Bana sorsa anlatmaya yüreğim el vermezdi.Tıpkı arkadaşının anlattıklarına Bruno'nun bir anlam verememesi gibi. Kitap çok güzel ama yanlış bir kategori seçilmiş.