Abdulkadir Polat

Abdulkadir Polat
@AbdulkadirPolat
İşgal ettiğim yer öylesine küçücük, evrende bulunmadığın ve umurunda bile olmadığım alanın yanında öylesine ufacık, yok sayılacak kadar küçük ki... ve yasayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki...
Sayfa 157·Kitabı okudu
Alıntı
Abdulkadir Polat
-“Ama bu tüm insanlar için böyledir..”
Reklam
10/10
·656 syf.··
2021 116. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2021 22:06
"Çocuk sorabilir: "Dünyanın hikâyesi ne?" Yetişkin bir adam veya kadın merak edebilir: "Dünya nereye gidecek? Sonu nasıl bitecek, bu arada, yeri gelmişken, hikâye neydi?" [s.453] İnsanlığın hikâyesi neydi? İyiliğin ve kötülüğün kıskacında kalmış bir metafor muyduk sadece yoksa Adem ile Havva'nın laneti miydik? İyilik ve kötülük üzerine var olmuş bir dünyanın, tohumu Adem ile Havva olan devasa bir ağacın meyvesi yani insanoğlunun hikâyesi. Evet, kendi hikayemiz. Neyiz biz? Etten ve kemikten meydana gelmiş, düşünebilme yetisine sahip ve sadece iyilik ve kötülük argümanlarına göre nitelendirilmeye lâyık yaratıklarız. Peki, sahiden iyi miyiz? "..Havva gebe kalıp Kabil'i doğurdu; ve: Rabbin yardımıyla bir adam kazandım, dedi. [...] Ve yine kardeşi Habil'i doğurdu. Ve Habil koyun çobanı oldu, fakat Kabil çiftçi oldu. [...] Ve Rab Habil'e ve onun takdimesine baktı; fakat Kabil'e ve onun takdimesine bakmadı. [...] Ve Kabil çok öfkelendi, ve çehresini astı. [...] Ve vaki oldu ki; kırda oldukları zaman, Kabil, kardeşi Habil'e karşı kalktı, ve onu öldürdü." [s.294-295] Kabil, kardeşi Habil'i öldürdü! Böylece insanoğlunun kanında dolaşan öfkenin, hırsın ve kıskançlığın ilk dürtüleri fiilen kendini göstermiş oldu. Habil iyiliği, Kabil ise kötülüğü temsil eder. Peki Tanrının yazgısı bu muydu? Hem Habil hem de Kabil neleri varsa verdi ancak Tanrı Habil'i kabul etmiş ve Kabil'i reddetmiştir. Bu adaletsiz bir seçim miydi yoksa hikâyemizin başlangıcı mı? "Ve Rab Kabil'e dedi: Niçin öfkelendin? Ve niçin çehreni astın? Eğer iyi davranırsan, seni kabul etmeyecek miyim? Ve eğer iyi davranmazsan, günah kapıda pusuya yatmıştır; ve onun istediği sensin; fakat sen ona hükmedeceksin." [s.295] Timşel! (Günaha hükmedebilirsin!) İşte Kabil'in hikayesi tam da burada başlıyor. Aslında seçim
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Abdulkadir Polat
Dilimizde Habil ile Kabil ama Latincede Abel ile Cain olarak geçiyor. Kitaptaki iyiyi ve kötüyü temsil eden karakterlere baktığımızda da A ile başlayan isimler (Adam, Aron, Abra) iyiliğe yatkın iken; C ile başlayan isimler (Cyrus, Charles, Cathy, Caleb) kötülüğü temsil ediyor. Ama yazar iyilik ve kötülüğün doğuştan gelmediğini, bunu seçme şansının kişinin kendisinde olduğunu bu karakterlerden birindeki istisnayla çok iyi anlatıyor.. sizin incelemeniz de şahane 👌🏻
Puan vermedi·192 syf.··
2021 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2021 08:35
"Sanki onu tanıyormuşum, görsem bilecekmişim gibi bakıyordum geçenlere." Kitabın ilk sayfalarında bu cümleyle karşılaştım ve kitabın daha ilk sayfalarında anladım ki bir arayış kitabıydı bu. Bilmediği, tanımadığı ama gördüğü tanıdığı zaman kendisinde çok büyük etkiler yaratacağına inandığı biriydi bu. Her birimizin inandığı gibi, umut ettiği gibi. Oysa değişim birisiyle değil kendi içimizde başlamalıydı. Ve demeliydim ki böyle düşünenlere: "Bu dünyada aramakla bulunamayacak birini arıyorsun!" Kitapta insan ilişkilerine dair özellikle kadın-erkek ilişkilerine dair bir çok yerinde tespitler var . Güler isimli karakterimizin düşündükleri ile ana karakterimiz C. nin düşündüğü olayların ne farklı açıdan ilerlediğini görüyoruz. Güler bir cümlesinde; sıcak bir yuvamız olur bir kız bir erkek çocuğumuz olur mutlu bir yuvada ilerleriz diye düşünürken, C. tam bir ıssızlıkta kaybolmuş böyle hayallerin yersiz olduğunu yıllar içerisinde insanların birbirinden sıkıldığını tükettiğini, herşeyi zamanında bırakmak gerektiğini düşünüyor. Düşünüyor demişken C. gerçekten fazla bir düşünme potansiyeline sahip. Tabi buna aylak olmanın herhangi bir iş peşinde koşmamanın verdiği rahatlık da etki ediyor olabilir. Kitap 4 bölümden oluşuyor mevsimler gibi 4 mevsimi yaşatıyor içerisinde. Mevsim değişiyor, insanlar değişiyor, zaman değişiyor , hayat değişiyor ama C. yine aynı C. Değişmiyor. Kitapta 2 tane ana kadın karakter var bilinen C. nin hayatına girmiş olan. Güler ve Ayşe... Birbirinden düşünce yapısı olarak farklılaşmış kadın karakterlerimizin ikisi de C. yi tükenmiş olduğu yapıdan çıkaramıyor. Çünkü C. hep arayış içinde "o" nu arıyor. Peki bulabiliyor mu ? Yoksa birbirlerinden haberleri dahi olmadan sessizce yaşıyorlar mı ? Bu sorunun cevabını kitapta bulabilirsiniz. İyi okumalar...
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Caner Özdil isimli okura yanıt verildi
Abdulkadir Polat
Bulabilseydi bir arayış kitabı olmazdı. Ve basit bi mutlu son kitabı olur hatırlanmazdı günümüzde.