Sevemeyenler dünyanın lanetlileridir, bunu biliyorum... Şarkılar hep sevilmeyenlerin dertlerini anlatır, sevemeyenlerin derdini anlatan şarkılar yok. Sevemeyenler, hiçbir zaman doymayan açlar gibi hep sevgiyi ararlar. Hep güneşe dönen günebakanlar gibi hep sevgiye dönen ve ona hiç ulaşamayan zavallı sapsız çiçeklerdir onlar.
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii...
Uzun uzun burnumu çektim.
-Önemi yok, onu öldüreceğim.
-Ne diyorsun sen küçük. Babanı mı öldüreceksin?
-Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek Buck Jones’un tabancasını alıp, güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek..Ve bir gün büsbütün ölecek.