...bir şey, farklı kimseler tarafından farklı şekilde algılanabilir. Bireyin kullandığı zemin, onun algılamasını belirlemektedir. Zemin değişince, algılama da değişmektedir. Algılama zeminin bir sonucudur.
Akıl göz, nakil ise nur gibidir. Gözün etrafındaki şeyleri görebilmesi ışığın varlığına bağlı olduğu gibi, aklında doğru yolu bulması vahye bağlıdır. Her ikisinin bir arada olması ile hidayet ve basiret tamamlanır.
... vahiy su kaynağı, akıllar ise su kabı gibidir. Yüce Allah vahyi Peygamberinin kalbine indirmiş. Peygamber de sahabelerinin kalbine bunları yerleştirmiş, Sahabeler de kendilerinden sonra gelenlere aynısını yapmıştır. Su kabında bulunan suyun başka kaplara boşaltılıp yer değiştirmesi ile suyun bulanıklığı ve kirliliği arttığından dolayı en temiz ve bulanık olmayan su, ilk dönemdeki kapta bulunan sudur.
Ne zaman ki Arap dilinin kuralları insanların yanında zayıf hale geldi O zaman insanları te'vil ve şüphelerle ikna etmek ayet ve hadislerden de kendi görüşlerini meşru hale getirmek kolaylaştı.