Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
"...eskiden cam gibi saydam olan dünyası, kendi gölgesinin karanlık alanlarında bir aynaya dönüşüyor. Başını nereye çevirirse bir anda gerçek olanla karşılıyordu."