Kendimi bulmak benim için epey bir zaman aldı çünkü iki farklı kavramım var: birincisi hayat felsefem, ikincisi eğitim felsefem. Gerçekten çok zorluk çektim; gittim geldim, düşündüm, odamdan çıkamadım, not aldım, gözlem yaptım, okumalarım üzerine muhakeme ettim. Bu durum eğitim felsefem için de geçerli oldu.
Şimdi ben bunu düşünürken, bir konunun nasıl anlaşılır ve hiçbir zaman yitirilmez olacağını, işin "know-how"ının nasıl kazanılacağını, bu konunun insanın zihninde hem bir şeyler oluşturup hem de kalıcı hale nasıl geleceğini sorguladım. Çünkü benim buradaki maksadım, bilginin kalıcı olması ve birisi "yap" dediğinde, ona anlattığım mantık, matematiksel yaklaşım, teorik bilgi, denklemler ve ispatlarla konuyu açıklayabilmek oldu.
Bu süreçte biraz sektörden, biraz daha uzaklaştım çünkü dediğim gibi kendimi buldum. Bu yolda beni tatmin eden işin matematik kısmı, denklem kısmı ve ispat kısmı. Diyorum ya, çok kod yazan biri değilim ama problem alır, ispatla ve denklemle çözerim çünkü aşırı seviyorum. Bu yoldan devam edeceğime ve insanlara bu şekilde anlatacağıma karar verdim.
Bir araştırma görevlisi veya öğretim görevlisi olsam ilk yapacağım şey şunlar olurdu: mantık, matematik, eleştirel düşünme ve fizik gibi tamamen doğal bilimleri ve onların doğal yasalarını kullanarak konuları anlatmak. Yine aynı yöntemle devam ederim.
Ben hayatıma böyle anlam buldum: denklemlerle konuşmak, ispat üzerine düşünmek. Bazen YouTube'da olimpiyat matematik videolarında bir teori kağıt kalem ile anlatılırken aşırı hoşuma gidiyor ve mutlu oluyorum böyle insanların anlatmasından. İleride bu yaklaşımla çok mu para kazanırım? Hayır, belki. Ama dediğim gibi, maksadım para değil. Para kazansam bile bunu bilime ve eğitime yatırım yaparım. Artık bu saatten sonra böyle anlatacağım, böyle paylaşımlar