1.
İlişkiler, süreksiz fonksiyonlara döndü.
Tanım kümesi belirsiz, değer kümesi duygusal çöküntü.
Sen limitten yaklaşırken, o hep sağdan kaçıyor.
Süreklilik yok, türev alınamıyor.
Oysa sevgi, analiz edilebilir olmalıydı.
Ama bu grafik, hep kırık.
2.
Aşk, artık doğrusal değil; parçalı tanımlı bir fonksiyon.
x<0’da ilgi var, 0<x<1 arası umut, x>1’de ghosting.
Sen bütün aralığı anlamaya çalışırken,
karşı taraf yalnızca x=0 noktasını ezberliyor.
Çünkü süreksiz sevgi, sorumluluk içermez.
3.
Modern ilişki, düzlemde iki doğrunun kesişmemesi gibi.
Eğimler benziyor ama y-kesişimleri bambaşka.
Sen içten içe “bir gün kavuşuruz” diyorsun,
ama analitik geometri yalan söylemez:
paralel doğrular sonsuz gider ama asla buluşmaz.