Abstractist

Evet, akılları gözlerine sukut etmiş Maddiyyunların hikmetsiz hikmetleri, abesiyet esasına istinad eden felsefeleri nazarında tesadüfle bağlı olan tahavvülât-ı zerratı, bütün düsturlarına üss-ül esas tutup, masnuat-ı İlahiyeye masdar göstermişler. Nihayetsiz hikmetlerle müzeyyen masnuatı; hikmetsiz, manasız, karmakarışık bir şeye isnad etmeleri, ne kadar hilaf-ı akıl olduğunu zerre miktar şuuru bulunan bilir.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1. Zerrelerin (Atomların) Görevi: Zerreler, doğadaki her şeyin temel yapı taşlarıdır. Canlıların vücudundaki her bir atom, sanki bilinçli bir şekilde hareket ederek, karmaşık yapıları oluşturur. Bu hareketlerin düzenli olması, bilinçsiz atomların kendi kendine böyle bir düzeni oluşturamayacağını gösterir. 2. İlim ve Kudretin Gerekliliği: Her bir atom, farklı canlılarda, bitkilerde ve doğanın farklı alanlarında aynı derecede etkili bir şekilde çalışır. Bu, sonsuz bir ilme (bilgiye) ve kudrete (güce) işaret eder. Çünkü böylesine mükemmel bir uyumu sadece bilinçli bir düzenleyici oluşturabilir. 3. Tüm Yapılardaki Benzersizlik: Her bir canlı ve bitki, kendine özgü bir yapıya sahiptir. Bu yapılar arasındaki farklılıklar, her biri için özel bir düzenin varlığını gerektirir. Bu, tek tip bir düzenin değil, her varlık için ayrı bir "nizam"ın olduğunu ortaya koyar. 4. İncir Meyvesi Metaforu: İncir meyvesi, bu düzenin somut bir örneği olarak kullanılmıştır. İçinde bir "fabrika" gibi, birçok süreç mükemmel bir uyumla gerçekleşir. Bu süreçleri yöneten bir irade ve bilgi olmadan, böyle bir eserin ortaya çıkması imkânsızdır.

Abstractist

@Abstractist
·
Çünki anasırın herbir zerresi, herbir cism-i zîhayatta muntazaman işler veya işleyebilir. Eşyanın intizamatı ve kavanin-i teşekkülâtı birbirine muhaliftir. Onların nizamatı bilinmezse, işlenilmez; işlenilse de yanlışsız yapılmaz. Halbuki yanlışsız yapılıyor. Öyle ise o hizmet eden zerreler, ya bir ilm-i muhit sahibinin izin ve emriyle ve ilim ve iradesiyle işliyorlar veyahut kendilerinde öyle bir muhit ilim ve kudret bulunmak lâzım geliyor. Evet havanın herbir zerresi, herbir zîhayatın cismine, herbir çiçeğin herbir meyvesine, herbir yaprağın binasına girip işleyebilir. Halbuki onların teşkilâtları ayrı ayrı tarzdadır, başka başka nizamatı var.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Çünki anasırın herbir zerresi, herbir cism-i zîhayatta muntazaman işler veya işleyebilir. Eşyanın intizamatı ve kavanin-i teşekkülâtı birbirine muhaliftir. Onların nizamatı bilinmezse, işlenilmez; işlenilse de yanlışsız yapılmaz. Halbuki yanlışsız yapılıyor. Öyle ise o hizmet eden zerreler, ya bir ilm-i muhit sahibinin izin ve emriyle ve ilim ve iradesiyle işliyorlar veyahut kendilerinde öyle bir muhit ilim ve kudret bulunmak lâzım geliyor. Evet havanın herbir zerresi, herbir zîhayatın cismine, herbir çiçeğin herbir meyvesine, herbir yaprağın binasına girip işleyebilir. Halbuki onların teşkilâtları ayrı ayrı tarzdadır, başka başka nizamatı var.
Sayfa 35·Kitabı okudu
kalem-i kudreti, kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekviniyenin hengâmındaki ihtizazatı ve cevelanıdır.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Küçük âlemde ene, büyük âlemde tabiat gibi tagutlardandır.
Sayfa 24·Kitabı okudu